- Güneş ve Rüzgar, hangisinin daha güçlü olduğu konusunda tartışırlar. Ve rüzgar
"Sana benim daha güçlü olduğumu kanıtlayacağım "der.
"Şuradaki yaşlı adamı görüyor musun hani su üstünde palto olan. Bahse girerim o paltoyu üstünden senden çok daha çabuk sokup alabilirim."
Bu denemeye razı olan güneş bir bulutun arkasına gizlenir ve rüzgar bir fırtına gücüyle esmeye başlar. Ancak rüzgar şiddetini ne kadar artırırsa yaşlı adam da paltosuna o kadar sarınır. Sonunda rüzgar pes edip durulur ve güneş bulutun arkasından çıkarak yaşlı adama sıcacık gülümser. Bunu gören yaşlı adamın yüzünde bir hoşnutluk ifadesi belirir. Ve paltosunu çıkarır.
İddiayı kazanan güneş rüzgara
"DOSTLUK VE NAZİKLİK HER ZAMAN HAŞİNLİK VE ZORBALIKTAN DAHA GÜÇLÜDÜR.." der.
rüzgar ile güneş hikayesi
Etiketler: DOSTLUK ÜZERİNE
aşk nedir bilirmisin
En büyüğü 10 yaşında olan bir grup akıllı bıdığa "Sence aşk nedir?" diye sormuşlar. Alınan cevaplar, internette hızla dolaşıyor. Cevaplara bakınca anlıyoruz ki, gerçekten çağ atlıyoruz. Çocukluğumuzda bize "Aşk nedir?" diye sorsalar ne cevap verirdik? Aramızdan cevap verebilen çıkar mıydı? Evet, belki kendi aramızda "Aşk bir sudur iç iç kudur" türünden bir tekerleme yuvarlayıp işin içinden çıkardık ama aşağıdaki türden yargılara ulaşacak verimiz olmadığı gibi, dile getirmeye de utanırdık galiba! Bu arada unutmadan cevapların yanındaki yorumlar da e-posta dünyayı dolaşırken, isimsiz kahramanlarca eklenmiş... İşte cevaplar:- Aşk, sevgilimizle aramızda bi sürü kötü şey meydana gelmeden önce hissettiğimiz şeydir.- Benim anneannem sırtından hasta olmuştu ve eğilemediği için ayak tırnaklarına oje süremiyordu, dedemin de parmakları hasta olmasına rağmen anneannemin ayak tırnaklarına hep oje sürüyordu. Bence aşk budur.(Evet yaaa. evet yaaa) - Sizin adınız size aşık olan birinin ağzından daha değişik çıkar, o size adınızı söylediği zaman "benim ne güzel adım var" diye düşünürsünüz...(Hakikaten! Hiç böyle düşünmemiştim.)- Aşk birlikte yemeğe gittiğimiz zaman sevgilimizin kendi kızarmış patateslerini bizim tabağımıza koyması ve bizim tabağımızdan hiçbir şey almamasıdır.(İşte bu en güzeliydi)- Aşk, biri sizi ne kadar kırmış olsa da sırf o üzülür diye ona kötü bişey söylememektir.(Canımm yaa evet öööle, ama...) - Aşk çok yorgun olduğumuzda bizi gülümseten bişeydir.(Daha nasıl anlatılabilir ki?)- Aşk, annemiz babamıza kahve yaptığı zaman ona götürüp vermeden önce kendisinin bir yudum içmesi ve tadının çok güzel olduğunu kontrol etmesidir.(Bi de illa ki de paylaşmaktır) - Aşk, sevgilimiz bişey söylüyorsa yılbaşı hediyelerini açmayı bile bırakıp onu dinlemektir.(Şimdi ağlicam ama, bu da ikinci en güzel tarif)- 'Senden nefret ediyorum' dediğimiz birine ilerde aşık oluruz.
Etiketler: AŞK HİKAYELERİ
bir delinin aşk mektubu
Onu ilk gördüğümde 17 yaşındaydım. O ise 20. Akıl hastanesine ziyarete gitmiştim. Arkadaşım zorla götürmüştü. Bahçedeydi... Kıştı. Onun üzerinde sadece tişört vardı. Dikkatimi çekmişti. Herksin yanında birileri vardı o yalnızdı. Yanına gidip adını sordum, sohbet etmeye başladım. Konuşmuyordu, benimle hiç ilgilenmiyordu. Bu daha da dikkatimi çekmişti. Üzerine gidiyordum ama boşunaydı. Hiç konuşmuyordu. Çok etkilemişti beni...Daha sonra her gün yanına gitmeye başladım. Benimle az da olsa konuşmaya başlamıştı. Doktoru onun durumunun hiçte iyi olmadığını, ailesini trafik kazasında kaybettikten bu hale geldiğini anlattı ve onla bu kadar ilgilendiğimi sordu. Cevap veremedim. Sanırım beni etkilemişti ve seviyordum onu.
---------------------------------
Onu etkilemeyi sonunda başarmıştım. Okul çıkış saatimi sabırsızlıkla beklediğini söylemişti. Beni görmeden mutlu olmadığını anlatmıştı. 1 yılda gülümsetmeyi baş artmıştım onu. Bana ilk “ Seni Seviyorum” dediğinde de tanışmışlığımızın üzerinden 1,5 sene geçmişti. Gülüyorduk el ele dolaşıyorduk bahçede. Doktoru bile şaşırmıştı bu duruma. Artık psikoloji tedavisi bitmiş sadece ilaç tedavisi uygulanıyordu. Buda bizi çok mutlu ediyordu. Ailemin ondan haberi vardı. Ama onu sadece benim ilgilendiğim bir hasta olarak görüyorlardı. Oysa biz sevgiliydik. Sözlendik. Yüzüklerimizi doktoru taktı. 2 yıl sonra ailem her şeyi öğrendi. Ondan ayrılmamı istediler. Çünkü o hastaydı. Bir hafta beni eve kapattılar. Artık mavişimin yanına gidemiyordum. Günün birinde evden kaçıp yanına gittim. Hastanede yoktu. Beni iki gün beklemiş ben gelmeyince de kendi isteğiyle hastaneden ayrılmışBir ay boyunca eve kapandım. Kimseyle konuşmuyordum yemek bile yemiyordum. Bir arkadaşım mavişimi yolda görmüş oda benim ev adresimi almış. Bir gün mavişim ellerinde çiçeklerle evimizin önüne geldi. Annemi kandırıp bir hafta birlikte tatile çıktık. Artık onundum. Tüm kalbimle ve bedenimle...Ailem ne yazık ki kararından vazgeçmiyor ve onu istemiyor. Şu an o yanımda yok. Ailem beni Antalya’ ya gönderdi. O da İstanbul’ da. Buraya gelmesi imkansız. Üçüncü senemizdeyiz ve 4 aydır ayrıyız. Haberini arkadaşlarımdan alıyorum. Yine hastaneye düşmesinden korkuyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey var. Onu çok seviyorum...
Etiketler: AŞK HİKAYELERİ
veda sözleri , sevgiliye veda sözleri
veda sözleri , sevgiliye veda sözleri , veda sozleri , en güzel veda sözleri , güzel veda sözleri , veda sözler , veda sözü , sevgiliye veda , veda sozlerı , sevgiliye söylenecek güzel sözler , veda sözcükleri , sevgiliye söylenecek sözler , sevgiliye veda mesajları , sevgiliye soylenecek guzel sozler , en güzel veda mesajları , vedasözleri , sevgiliye veda mesajı , veda sözlerı , güzel veda mesajları , en güzel veda sözü ,
Dün Rüya, Yarin Hayaldir, Rüyayi Mutlu, Hayati Umutlu Yapan Bugundur. Aglamayi Bil, Gulmeyi Unutma, Sevmeyi Bil, Sevilmeden Yapma, Beni Hatirla Demiyorum Ama Unutma ...Ne Seni Unutacak Kadar Zaman Gececek, Ne De Gecen Zaman Seni Unutturmaya Yetecek. Birakip Gitsem De Unuturum Sanma, Zaman Alismayi Ogretir Unutmayi Asla ...Her Aya Bakisinda Beni Hatirla, Gozlerin Yildizlara Takilirsa Gozlerine Baktigimi Unutma, Bir Yaprak Duserse Avuclarina, Ellerimdir Sakin Birakma ...Gitmeden şumu Kalbine Yaz çiçeğim. Kimseyi Sevemem Artik Istemem Ne Bahar Nede Yaz çiçeğim Kalmadi Sebebim Artik Dönesin Diye Değil Bilesin Diye...Soluk Kadar Yakin Yildizlar Kadar Uzaksin, Uzanirim Yetişemem, Yetişirim Dokunamam, Dokunursam Vazgeçemem, Vazgeçersem Yaşayamam çünkü Sen Herşeyimsin...Bir Animsin Okuyupta Bitiremediğim, Bir özlemsin Yalvaripta Hükmedemediğim, Bir Sen Sensin Merhaba Deyipte Elveda Diyemediğim, Bir Tek Bildiğim Var Sensiz Ben Hiçhim...Eğer Hayattan Bikip ölüme Dogru Sesizce Yürümek Istersen Yanima Gelki Sana Sensizliğin ölüm Olduğunu Göstereyim...Belim Büküyor Böyle Ayrilik. Verdiğin Acilar Hasret Tanidik. Görmedim Ki Bir Gün Senden Yakinlik. Dönmesende Geri Farketmez Artik...Tutulmuşum Bir Esmerin Yakici Gözlerine Neden Sonra Anladim Bütün Bunlar Hep Hayalmiş Taş Bastirdim Göğsüme Bir Sevgili Yerine...Keşke Yanlizligim Kadar Yanimda Olsaydin! Keşke Yanlizligimla Paylaştigimi Seninle Paylaşsaydim! Keşke Senin Adin Yanlizlik Olsaydi Ve Ben Hep Yanliz Kalsaydim!!!Hep Kalanlara Gidenleri Kattim! Bir Gün Yerine Geçemediler. O Kalanlara Gidenleri Kattim Yine Bir Tane Sen Edemediler. Zor Geldi Ayrilik Alişamadim.Silinir Diyorlar En Aci Izler, Bitermiş Kişlarim Gelirmiş Yazlar, Bilmezler şu Gönlüm Derinden Sizler, Unutursun Diye Söylemek Kolay...Fikrinden Geceler Yatabilmirem Bu Fikri Başimdan Atabilmirem Neyleyimki Sene çata Bilmirem Ayrilik Ayrilik Ayrilik...Unutmak Zor Anlatmaksa Imkansiz çünkü Sen Unuttukça Hatirlanan Vede Anlattikça Bitmeyensin. Bitanem. Seni Seviyorum...Dünya Bir Efsane Hayat Bir Dram Yaşam Bir Hüzün Sevmek Bir Hata...Umuda Kurşun Siksada ölüm, Unutma Umuda Kurşun Işlemez...Belki Anlamadigim Bi His, Belki Sana Kizamadigimin Belgesi, Belkide Samimiyeti Yanlis Zamanda Yanlis Insanda Aramanin Caresiz Anlatilisi Idi...Seni Birakiyorum Bir Elveda Bile Diyemeden, Seni Seviyorum, Seni Bile Goremeden...Nezaman Sagir Bir Ressam Kiristal Bir Zemin Uzerine Dusen Gulun Cikardigi Sesin Resmini Yaparsa Iste O Zaman Ben Senden Vazgecerim...Sensiz Kaldiğim Ilk Günden Beri Içimde Bir Umut Vuslata Dair. Akşamlari Imzaladim Gözyaşlarimla.seni Aramiyor Seni Sormuyorsam Bum Senden Vazgeçtim Demek Değildir Birdaha Böyle Sevecek Olsam Bir Kalemde Silerdim Seni...Sensizlik; Hayat Denen Defterin Zindan Karasi Yapraklarina Hasret Kirmizisiyla Mülteci Hüzünler Yazmak Gib Aşkimm...Günlerdir Kapimi Kimseler çalmiyor. Göğsümden Içeri Yokluğun Siziyor. Bir Demlik çayim Var Tütünümde Geçiyor. Duvarlara Yazdiğim Her Cümle Ağliyor.Aciyi Hissetmiyorum. Sevmeyi Beceremiyorum. çaresizlik Hiç Bitmeyen Bir Senfoni Sensiz...Hayatta 4 Yanliş Yaptim Doğmak Yaşamak Büyümek Ve Umutlara Sarilmak 1 Tek Doğru Yaptim O Da Seni Sevmek Ama Unutmuşum Güzelim 4 Yanliş 1 Doğruyu Götürdü.Gerçek Gülüsler Sana Sana Umutlar, Mutluluklar Sana. Sana Yaz, Sana Bahar Rengarenk çiçekler Bana Yalnizlik, Kis, Kar Ve Sahte Gülüsler Yeter !..Nasilki Sensizliği Ben Yaratmadiysam Yaşayacağin Bensizlikte Benim Eserim Olmayacak üzülme üzülürsen Yillarin Senden Alacaği Tek şey Gençliğin Olacaktir...Bir Karanlik Geliyor Yokluğunun Ardindan. Ne Zaman Güne$ Batsa Bu Son Gecem Diyorum. Vazgeç Yalan Dünyanin Köhne Saltanatindan. Yeti$ir Bunca Keder Bunca Elem Diyorum. Bu Ne Bitmez Ayrilik, Bu Ne Bitmez özlem Diyorum.Bak yine soldu güneş yine akşam oluyor ömrümün kadehine sensiz birgün doluyor sen yoksun diye inan dertligim kederliğim gelmezsen kahrolurum yıkılırım sevgilim seni çok seviyorumSen sigara dumanın altında yana yana en sonunda kül oldun, sen kibritin hiç yanmayan ucudan birinin hayatından geçmiş oldun !!!Ölmek dünyada unutulup gitmekmiş, ölmek bir kefen giymekmiş, ölmek o soğuk o korkunç ve o kara toprağa girmekmiş... yok be aşkım asıl ölmek "sensizlikmiş"Bir umuttu yanlızlık birşeyleri paylaşamamaktı belki,gözler dalıp giderken, yaralı bir serçeye ağlayan bir buluttu belkide,belki belkilerle dolu bir hayattı bu....Ben Sensizdim..! akşamın yaklaştığı saatlerde. kahrolursun görme ağladığımı. Başlayan düşü şafakla birlikte dağıtır ansızın her gün batımı..Vaktinden önce çiçek açmaz rüzgara kelepçe vurulmaz. Bende sen bitmedikçe veya bende ben ölmedikçe sana olan bu sevgim bitmez.Her deniz bir martı,her rüya bir uyku,her nota bir şarkı,her mezar bir ölü,her ağaç bir kök bulurda ben başka bir sen bulamamHer gün sevda cekipte gülünmuyor degil mi? Bir güzelden baskası sevilmiyor degil mi? Hani bensiz olurdun, olunmuyor değil miAcının umutları yok ettiği anda, umutları yeşertecek bir sevgiye ihtiyaç duyarsan ben hep o bildigin adresteyimGül filizlendigi günden itibaren güneşe aşıktır. Her ne kadar güneş her gece ayın görkemine kapılıp gülü bıraksa da, gül yıldızlara kanıp güneşi unutmazSesini duysamda heran yüzünü görmek değil özlediğimi bil heran.Hiçbir şey yüzünü görmek gibi değilYine akşam oluyor, yine kalbim yanıyor, sensiz bahar gelmiyor, Sevgilim sen olmayınca bahçemde güller açmıyor.Güller anlatsın sana olan sevgimi. Güller anlatsın yalnızlığımı, çaresizliğimi,yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın.Ben anlatamadım güller anlatsın.Buruk hasret dolu geceleri öldüreceğim bir gün,bu ayrılık şarkılarını kurşuna düzeceğim.Seni benden ayrıdığı için kaderimi mahkemeye vereceğimSeni sordum sokak lambalarına; bekleme boşa gelmez dediler.Boynumu büküpte baktım onlara, halime bakıp zavallı dediler.Bir eski dost gibi hatırla beni.Bir selam ver yeter.Unutmuş olsanda eski günleri.Adımı arasıra an yeter.An gelir insan gülerken ağlarmış. Gözyaşları sel olup kalbine akarmış. Kahkaha bir maske derler bilrimisin? İnsan sevdiğinden ayrılınca bu maskeyi takarmış.Önceleri hasreti hiç tatmadım .Yarimden hiç ayrı kalmadım biter diye takvimlere baktım.Zor geldi ayrılık alışamadım.Hep kalanlara gidenleri kattım.Bir gün yerine geçemediler.O kalanlara gidenleri kattım yine bir tane sen edemediler.Bir ömür boyu seninleyim desende istemem artık.Çünkü sen rüzgarın çoşturduğu bir toz bulutusun.Bugün bana esersin yarın ellere...Aşkımız su üzerine yazılan bir masaldı, göz kırpımı kısalığında kelebeğin ömrü uzunluğundaydı. Kalbimizde bir ömür boyu çekeceğimiz yaralar bıraktıAdını kalbime aşkla kazımıştım boşver aldırma belki bir gün silerim.Güzel bir rüyayı gerçek sanmıştım. Seni sevdiğim için özür dilerim.Bir gün seni unutmak zorunda kalırsam aşkımın küçüklüğüne değil, çaresizliğimin büyüklüğüne inan.Haritalara bakıyorum evin yok. Sözcüklere bakıyorum adın yok. Kendime bakıyorum seni görüyorum, çünkü benden başka yerin yok.Birlikte yaşayabileceğin biriyle değil, onsuz yaşayamayacağın biriyle ol. Geldiği zaman boşluk dolduran değil gittiğinde yeri doldurulmayan biriyle ol.Hayat hiçbir insan için ağlamaya değmez. Zaten ağlamaya değen insan hiçbir zaman ağlatmaz. Sen yine de ağlamak istiyorsan başını dik tut. Göz yaşların ağlatan kadar alçalmasın.
Etiketler: AŞK HİKAYELERİ
burçlara göre aşk uyumu
burçlara göre aşk uyumu , burçlara göre aşk uyum , burçlara göre aşk uyumları , burçlara göre aşk uyumu nedir
KOÇ AŞIK OLUNCA NELER OLUR ? Oyununuzu iyi saklıyorsunuz. Kavgacı havalarınızın ve gözü pek görünümüzün ardında gerçek bir duygusalsınız. Ruhunuz aşk buyuruyor. "Seviyorum, o halde varım!" sözü yaşama nedeniniz. Partnerinizde kendinizde eksik özellikleri arıyorsunuz : Yumuşaklık, diplomasi ve incelik...Çok sıcak bir insansınız. Bu özelliğiniz aynı zamanda en büyük açığınız. Kendinizi karşınızdakinin yerine koymayı bilemiyorsunuz. İster istemez ilişkinizde bütünleşmeyi yokuşa sürüyorsunuz. BOGA AŞIK OLUNCA NELER OLUR ? Süslü ve duyarlı yapınızla ideal bir sembol gibisiniz. Dişi güzel, içi kof olanların aksine, sadelikten fazlasıyla hoşlanıyorsunuz ve daima gerçek aşkların içinde yer alıyorsunuz. Aşkınızı gerçekçi yaşıyorsunuz Venüs'ün sevgili üyesi, siz incelik ve zerafetinizle kesinlikle sıradanlığın dışında kalıyorsunuz. Ayrıca hataları bağışlamanın yüceliğine sahipsiniz. İçsel dünyaların insanı, mükemmel eş sembolü, koruyucu melek ve herşeyden önemlisi sadakate olan saygınız dikkat çekici boyutlarda. Hep böyle kalmalısınız. İKİZLER AŞIK OLUNCA NELER OLUR ? İkizler'in aşka bakışının yeni yetme aşıklarınkinden farksız olduğunu söyleyebiliriz. Aslında siz bilinçsiz bir şekilde, ergenlik cağının başlangıcında herkesin yaşadığı o üzücü devreyi es geçip, tutkunun acılarından sıyrılmak istiyorsunuz.Yaşadıklarınızı sık sık süzgeçten geçirme alışkanlığınız var. Aşkın getirdiği o yakınlıktan mümkın olduğunca kaçıyorsunuz. Çünkü siz yaralanmaktan korkuyorsunuz. Seçkinci fikirleriniz, şüpheci yaklaşımınız sizi romantik hamlelerden alıkoyuyor. Aşık olmak veya olmamak... Bu ikilimden bir türlü kurtulamıyorsunuz. YENGEÇ AŞIK OLUNCA NELER OLUR ? Siz aşka asla basit bir hikaye gözüyle bakamazsınız. Duygularınız çok yavaş bir şekilde filtreden geçercesine kalbinize iner ve sonunda tamamıyle sizi kaplar. Sizi esir aldığı o andan itibaren kalbinizin çarpmadığı tek bir an bile olmaz. Hayal gücünüz faaliyete geçer. Artık ne kendinize ne başkasına aitsinizdir. Bunların sonucunda aşkın ve tutkunun yaraladığı bir günah keçisine dönüşürsünüz. Size yardımcı olacak biri, sizden başkası değil yine ne yazık ki! Tekrar derlenip toparlanma yolunda tüm adımları kendiniz atmalısınız. ASLAN AŞIK OLUNCA NELER OLUR ? Büyük aşkınızı bekliyorsunuz. Duygusal yoğunluğun çok yükseldiği bir anda kendinize gelerek varlığınızın gerçek boyutuyla yüzleşebilirsiniz. İşin güç yani, illa ki kendinize yüksek vasıfları olan bir sevgiliyi layık görmeniz ve böylesiyle tanışma zorunluluğu hissetmenizdir. Tanıştığınızda da ona layık olmak için bir dizi sınava girmeniz gerekeceğini bilmelisiniz. Size kur yapan ve çevrenizde pervane gibi dönen sıradan tiplere de pas verin. Aşık olduğunuzda gözleriniz parlıyor ve olumlu enerji saçmaya başlıyorsunuz. Bu sizin temel özelliğiniz. BAŞAK AŞIK OLUNCA NELER OLUR ? Öpücüklerin ve okşamaların sıkıntı ve tasaya birebir olduğunu düşünürsünüz.Sizin dünyanızda olumsuzluğa yer yoktur. Aşk size göre "evet" ve "belki"lerle yol alır. Dudağınızdan çıkan aşk yeminleri, hoş tatlar bırakır.Düşüncelerinizle eylemlerinizi karıştırdığınızda çıkmazlara giriyorsunuz. Mükemmel bir aşk gecesinin ertesinde, gözlerinizde gerçek aşkın ispatını aramak boşuna... Çünkü ser verip sır vermezsiniz. İki sevgili arasındaki catışmalar, sizin en büyük motivasyon ve enerji kaynağınız. Bu catışmalardan olumlu sonuç alıyorsunuz. TERAZİ AŞıK OLUNCA NELER OLUR ? Her Terazi gibi sizin de ikili yaşama özleminiz var. Bu yüzden yalnızlığı pek az özlüyorsunuz. Hassas yapınızla ayrıntılar önemsiyorsunuz. Bir buket çiçek, sevgi dolu bir jest, iyi seçilmis bir sözcük karşısında zevkten eriyecek raddeye geliyorsunuz. Kendinizi iyi hissetmek için, sıcak kişiliğinizle uyuşacak arkadaşlar, özgürlük, sanatsal yeteneklerinizi geliştirebileceğiniz ortamlar ve sevgi bağlarına ihtiyacınız var. Evlilik size cazip gelse de, yıldırım aşklarından ya da kontrol edilemez tutkulu ilişkilerden vazgeçmeniz zor gibi görünüyor. AKREP AŞIK OLUNCA NELER OLUR ? Burcunuzun doğası gereği hiç beklenmedik zamanlarda beklenmedik girişimler Yapabilirsiniz. Size göre aşk bir ritüeldir. Yeminler, gösteriş, acı çektirme ve güç gösterileri aşka eşlik eder ve onu bütünler. Aşk duygusu, ruhumuza uzanan bir kendinden geçme halidir.Bu düşünceleriniz ve eylemlerinizin amacı romantizmin en uç noktasına erişmek ve orada olağanüstü aşkla birleşmektir. Durup dinlenme bilmeyen, katı kurallara bağlı, gelenekçi, anlaşılması güç bir burca sahipsiniz, ne yazik ki. Bu yüzden kolay anlaşılmıyorsunuz. YAY AŞIK OLUNCA NELER OLUR ? Burcunuzun en onemli özelliği yansıtıcı karakteri. Bu nedenle sevdiğinize kendinizi beğendirmek için kesinlikle öznel davranışlardan yararlanıyorsunuz. Kıskançlık ise şüphesiz Yay ailesine özgü bir duygu. Bunu fazla açığa vurmanız ilişkilerinizi zedeliyor. Felsefeye olan düşkünlüğüz uzlaşmacı bir çerçevede. İlişkilerinizde koşulsuz sadakat bekliyorsunuz. Ancak siz aynı beklentiyi boşa çıkarıyorsunuz. Önümüzdeki günler size yeni heyecanlar, keyifler ve samimi beraberlikler müjdeliyor. Olumlu bir döneme giriyorsunuz. OĞLAK AŞIK OLUNCA NELER OLUR ? Aşk gezegeniniz Ay'in etkisinde çalkantılı tutkulara yelken açıyorsunuz. Sizin aşklarınız dönemsel olduğu görülüyor. Ay'ın etkisinde yetişkin yaşamına uygun derin ilişkilere gireceksiniz. Zodyak'in en duyarlı burçlarından biri olarak sevdiğinizde yeri gögü inletiyorsunuz. Kimi zaman kaprislerinizle, sevgililerinizi bezdirseniz de aslında bu yönünüz beraberliklerinizin tuzu biberi. Önümüzdeki günlerde Saturn'ün sert etkisiyle duygusal yönünüzü biraz törpülemiş olacaksınız. İnişli çıkışlı ve heyecanlı birliktelikler bu dönemde tam size göre. KOVA AŞIK OLUNCA NELER OLUR ? Kuralların dışına çıkmaktan büyük zevk alıyorsunuz. Zafer sarhoşluğu, tabuları yıktığınızda iki katına çıkıyor. Ancak bu durumunuz uzun sürmüyor. Aşk gezegeniz olan Güneş, idealist özelliklerinizi ön plana çıkartıyor. Zorluklar sizi bunaltıyor ve o çok değer verdiğiniz özgürlüğünüzle bir türlü bağdaşmıyor. Evliliğe sıcak bakmıyorsunuz ve serbest birliktelikleri tercih ediyorsunuz. Tensel bir tutkudan oluşan bu suç ortakluklaru, birçok aşığınız olmasına neden oluyor. Çoklu ilişkileri aynı anda yaşamaktan vazgeçemiyorsunuz. BALIK AŞIK OLUNCA NELER OLUR ? Bir öncekini bitirmeden yeni bir maceraya başlayarak ve çok kolay bağlanarak duygusal ilişkilerinizde oldukça laubali bir tavır sergiliyorsunuz. Bu yaptığınız hiç uygarca değil. Tutku size hiç yabancı değil, kendinizi zaman zaman kaptırıyorsunuz. Bağlanma ve kaçma gibi birbiriyle çelişkili iki seçenek arasında ne yapacağınızı bilemediğinizden yolunuzu şaşırıyorsunuz. Partnerinizde onda olmadığını gayet iyi bildiğiniz düzen, pratik zeka, detaycılık gibi özellikleri arıyorsunuz. Artık biraz toparlanmanın ve kararlı davranmanın, çelişkilerden kurtulmanın zamanı gelmedi mi ?
Etiketler: AŞK HİKAYELERİ
aşk için iki kişi gerekmez
Günlerden bir gün aşk meleği oklarını yanlışlıkla iki kişiye fırlatır. “Bu ne biçim melek” demeyin olmuş bir kere.. Dünyada en son aşık olması gereken iki zıt karakterdir kahramanlarımız. Bir arada olmaması gereken bu iki karakter aslında ömürleri boyunca acı çekmişlerdir ta ki meleğimiz hayatının en büyük hatasını yapana kadar.. Oklar isimlerinin başharfi D ve M olan iki şanssız karakterimizi yaralamıştır. O büyük buluşma gününde yarım olan karakterlerimiz D ve M diğer yarısını bulmuştur ancak ortada çok büyük bir problem vardır. D ve M daha önce hiç hissetmedikleri ve belki başka hiçbir zaman hissedemeyecekleri güzel şeyler hissetmişlerdir ama bunun sonu olmadığından yakınıp durmuşlar bir süre.. İki karakterimizde işini gücünü bırakmış,dünyadan ve sorumlu oldukları insanlardan bihaber inzivaya çekilmişler. Ancak bu sırada dünya birbirine girmiştir,insanlar çıldırmış,dünya sanki tersine dönmüştür sadece D ve M'nin değil tüm insanların hayatı alt üst olmuştur. Tabii aşkın gözü kördür D ve M'nin bunun farkına varması uzun zaman almıştır bu süre içinde küçük kıyametler kopmuş D ve M ancak dostlarının uyarmasıyla durumun farkına varmışlardır. Kahramanlarımızdan M'nin gözünün önündeki perdeler kalkıp olayın ciddiyetini fark edince D'ye artık ayrılmaları gerektiğini yoksa sadece ikisinin mutlu olması uğruna birçok insanın hayatının kararacağını anlatmıştır. Ancak, D kabullenememiş, bunun mümkün olmayacağını, onsuz hayatın zindanda yaşamaktan farklı olmayacağını anlatmış durmuştur, fakat M kafasına koymuştur bir kere ayrılmalarının en doğru karar olacağını söylemiş,bırakıp gitmiştir D'yi.. O günden sonra D ve M hiç aramamış, sormamışlar birbirlerini.. Ama ne D mutludur ne de M.. İkiside kendilerini görevlerine adamış hep başkaları için çalışmıştır,ne bir başkasına gönül verebilmişler ne de yaşadıkları o güzel günleri unutabilmişlerdir. D hiçbir zaman yedirememiştir,anlamamamıştır sevdiğini.. Ama gururunu yenipte gidememiştir M'ye.. M hep bu kararın en doğru karar olduğunu düşünmüş ama yürekten inanamamıştır buna sadece öyle yapması gerektiği için yapmıştır,mutsuzdur ama yapılabilecek başka bir şey yoktur. O günden sonra D ve M aynı yerde bulunmamak için çok çabalamışlardır. Aslında çoğu zaman buluşmuşlar mecburiyetten her buluşmada küçük kıyametler kopmuş,insanlar üzülmüş,ağlamıştır hatta kimi insanın canına mal olmuştur bu buluşma... Merak ettiniz değilmi bu iki bahtsızın gerçek adını daha fazla meraklandırmayayım sizi. Duygu ve Mantıktır asıl isimleri.. Dünyada en son bir araya gelmesi gereken iki geçinemeyen sevgili...
Etiketler: AŞK HİKAYELERİ
aşkı seninle tattı hicranla yandı gönül
Sabah erkenden gitarını alıp evden çıktı...posta kutusu boştu gene. Yoo, hayır. Beyaz birşeyler vardı. Kalbi hızla çarparken, kutuyu açıverdi.Elektrik faturası gelmişti...hem de herzamankinden "hoş" bir miktarda...Başka birşey olmadığını bildiği halde, gene kutunun içine bakti.. Dışarısı, ne soğuk ne de sıcak...kapalı bir havaydı.Yağmur yağmaması için dua etti...şemsiye evde kalmıştı ne de olsa...Karşıya geçmek için trafik lambalarının yanında durdu...önünden son sürat geçen araba, bütün çamuru sıçrattı...en sevdiği siyah pardesüsü de batmıştı...karşıya geçti.Karnı açtı...Her pazar sabahı uğradığı cafe'ye gitti..."tadilat nedeniyle kapalıyız" yazısını okurken, gülümsedi...aklına mezar taşına yazılabilecek bir şey geldi "Tadilat nedeniyle oldu...açlıktan"...neyse dedi kendi kendine" o kadar da aç değildim"...sonra bi yerlerde yerim diye düşünerek yürümeye başladı.Derken yanından geçen bir grup çocuk, ona sertçe çarptı. Yere yığıldı.Karşısında, evin balkonunda oturan bir grup genç kız, gülüyorlardı...ona gülüyorlardı...Ayağa kalkarken, cebindeki bozuklukların düştüğünü farketti. Herbiri ayrı bir yöne yuvarlanıyor...çatlaklardan, deliklerden düşüp kayboluyordu.Parası da gitmişti.Bi gitarı, bi de canı vardı...Yemek yiyecek,eve gidecek parası kalmamıştı...yorgundu. Mektup yazmayan, arayıp sormayan, çok sevdiği o kızla bir zamanlar gittikleri parkı hatırladı...orada küçük çocuklar bileklik, kolye gibi hediyelik eşya satarlar...müzisyenler maharetlerini gösterir, para kazanır,kızlara hava atarlardı...Parktaki o eski nese kalmamıştı.Yolun kenarına geçti. Elindeki gitar çantasını yere koydu. Gitarını çıkarıp, o "en" hüzünlü besteyi çaldı...sonra, o kıza bestelediği parçayı...ve bir başkasını...ve bir başkasını...çaldı...çaldı. Kulağına gelen takırtı sesleriyle kafasını kaldırdı. Gitar çantasına para dolmaya başlamıştı. Sonra, neşeli bir parça çaldı...para geldikçe,şarkılar daha bir hareketli, daha bir neşeli oluyordu...Güneş batmaya başladı... İleride zabıtalar göründü...daha fazla kalamazdı orada.Gitarı çantaya koydu ve kalktı...eve gidecek, yemek yiyecek parası vardı... belki kirayı hala veremeyecekti, bu ay...ama, hiç değilse düşürdüğünü karşılıyordu bu miktar... Derken yağmur başladı...Eve daha çok var, diye geçirdi içinden. Ne zordu hayat!Yağmur altında yürümeyi severdi...ama yalnızken değil.Yalnızken,daha bi ağır yağıyordu sanki yağmur...Daha bir soğuk... Eve vardığında, kuşu öterek karşılamadı onu...sessizlik dolu ev, o an ürpertti...kafesin yanına gittiğinde, minik kuşu kafesin tabanında yatıyordu hiç kıpırdamadan...öylece..."ölüm" dedi..."sürprizleri seviyor" Islak giysilerini çıkardı...kuş gibi o da ölecekti, bu sefil hayatta. Gitar çantasını açtı, kalan bozuklukları almak için. Arada beyaz bir kağıt gördü...Açar açmaz, yazı tanıdık geldi...o beyaz ellerin yazdığı notu okurken, önce heyecanlandı, sonra üzüldü...Notta: Demek hala bizim parçamızı çalıyorsun...ve yine çok hüzünlü bir şekilde. Beraber aldığımız kuşları hatırlıyor musun? Bendeki bu sabah öldü...ayrılığa dayanamadı herhalde...ama, biz insaniz, dayanabiliriz degilmi? Yarın gidiyorum bu şehirden...kendine iyi bak...hoşçakal! Anladı o an, işlediği hatayı...ne kadar da bencil olmuştu bugüne kadar. O bu şehirdeydi...ve hiç aramamıştı...o arar diye. Şimdi aynı şehirde bile olmayacaklardı. Gün batışını aynı anda izleyemeyecek, aynı ortamda aynı havayı solumayacaklardı...ama, o da affetmezdi ki...yoksa eder miydi?Dal rüzgarı affeder, ama kırılmıştır bir kere, diye geçirdi içinden...Kapı çaldı...ne de çok istedi o an için, kapıdakinin o olmasını...Bu nedenle açmadı kapıyı...o umudu taşımak istedi hep içinde...sonra uykuya daldı...uyanmamak üzere...
Etiketler: AŞK HİKAYELERİ