komik hikaye
HİKAYE 1:
Çocuklu bir kadın dolmuşta giderken çocuğu rahat durmuyor ve huysuzluk yapmaya başlıyor. Kadın çocuğa bir türlü söz geçiremiyor ve şöföre dönüp, -şöför bey birşey söyle şuna da sussun. diyor. $öför sunu söylüyor: -Sussana ulan .mına koduğumun çocuğu!!!
------------------------------------------------------------------------------------------------------
HİKAYE 2:
Büyük şehirlerimizden birinde iki bayan gezmeden dönerlerken dolmuşa biniyorlar. Dolmuşta o an için bir önde bir de arkada yer var. Birisi öne diğeri arkaya oturuyor haliyle. Önde oturan hemen çıkarıp iki kişilik ücreti veriyor dolmuş şöförüne. Arkada oturan bayan da ücret vermeye niyetlenince öndeki bayan arkaya sesleniyor: Naimeeee, ben önden verdim zaten. Bir de sen arkadan vermeee.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
HİKAYE 3:
Münir Özkul, Ayhan ışık'ın cenaze namazına gitmek için dolmuşa binmiş. Camiye yaklaştIkça başı sonu belli olmayan bir kalabalıkla karşılaşmış. Öyle bir kalabalıkmış ki Münir Özkul, -Kalabalığa bak. Sevenlerinin bu kadar çok olduGunu bilmezdim. diye mırıldanmış. Bunun üzerine dolmuş $öförü de -Sen bir de kendi cenazeni gör abi.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
HİKAYE 4:
Arkadaşım dersane çıkışı evine dönücek. Yürüyo. Bi bakıyo bi minibüs. İçindeki herkes camlara yapışmış bağırıyo. Minibüs geçiyor. Arkasından da koşan, koşarken de bağıran bi adam. Allah Allah diyip yoluna devam ediyo arkadaşım. Bir kaç metre ileride bir minibus kazası... Çatliyo ve ne olduğunu soruyo.. Açıklama şöyle: Minibüs şöförü kapıyı açıp dışarı sumkururken minibüsten düşüyo. Minibus yoluna devam ediyo... İçeridekiler olaya müdahale edecekleri yerde, camlara vurup bağırıyor. Şöfor de arkadan koşarak minibüsü yakalamaya çalışıyor.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
HİKAYE 5:
Bikaç arkadaş arabaları ile yolda giderlerken, kötü şans bu ya, bir kedi arabanın önüne atlıyor, bunlar da kediye "küütT!" diye çarpıyorlar, hemen iniyorlar, bakıyorlar ki yolun kenarında bir kedi hoplayıp zıplıyor, "ulan" diyorlar, üzülüyorlar, "bari can çekişmesin, öldürelim" diyorlar.. Arabaya bakıyorlar, bi beyzbol sopası var.. Alıyorlar sopayı başlıyorlar kediye vurmaya.. O sırada kenardakı binadan bir kadın olayı görüyor ve basıyor cığlıkları, "ne yapıyorsunuz kedime! Niye vuruyorsunuz? hayvan düşmanları!. Adamlar olayı kadına anlatmaya çalışıyorlar, ama kadın açıklama dinleyecek durumda değil, feryat figan... Kadın polis cagiriyor, hemen polis geliyor (Demekki yabancı bi ülkede geçiyor olay!!..).. Neyse geliyo polis, "Napıyonuz siz bakiiim?" diyor.. Adamlar da anlatıyorlar.. "Kediye çarptık, can çekişiyordu, acıdık, can çekişmesin dedik, sopa ile öldürdük". diyorlar.. Polis de "nerden belli kediye çarptığınız, ispat edebilir misiniz?" diyor.. adamlarda, "Ummm, nasil ispat edelim" felan derken.. "aaa!" diyorlar, "kediye çarptıysak arabanın üzerinde kan izleri felan vardır herhalde, gelin memur bey, arabaya bakalım, kan izi herhalde ispatımız olur"... "tamam" diyorlar, arabaya gidiyorlar... Bakıyorlar: Arabanın önüne yapışmiş, pestili çıkmış bir KEDi!..
------------------------------------------------------------------------------------------------------
HİKAYE 6:
Sayın Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel'in sair bir tarihte düzenlediği bir basın toplantısından. ..
-Ege bir Yunan golü deeldir.
-Ege bir Türk golü de deeldir.
-Binanaleyhh Ege bir gol deeldir..
------------------------------------------------------------------------------------------------------
HİKAYE 7:
4 öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve de matematik finalini kaçırmışlar ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler, işte arabaya bindik yolda lastik patladı o yüzden kaçırdık diye. Neyse hoca demiş 3 gün sonra gelin sizin 4 ünüze sınav yapacağım diye... 3 gün sonra bu 4 oğrenci sinav olmak için gelir, matematik hocası bu 4 ünü sınıfın köşelerine birbirlerine en uzak olucak şekilde oturtur... (bilmeyenler için finali geçmek için en az 50 almak lazım) Matematik hocası 5 tane soru sormuştur. Sayfanın önünde ki 4 tane matematik sorusu basit sorulardır ve her biri 10 puanlıktır. Kağıdın arkasındakı soru ise 60 puanlıktır ve de soru aynen şöyledir " Hangi lastik patladi ?? "
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
komik resimler



komik,komik resim,komik resimler,resimler,resim,komedi resim,makara resim,sıcak resim,komedi resimler,komik resimleri,komedi resimleri,makara resimleri
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
En Komik Sözler
♥ AH KIZIM AH!! BEN NE SALAGIM. SENI NE DOKTORLAR, NE MUHENDISLER ISTEDI DE VERMEDIM. UZULME ANNECIGIM. BEN HEPSINE VERDIM...
♥ TEMEL ILE DURSUN TRABZONDA KAZI YAPIYORLARMIS. KAZ OLMUS...
♥ OGLUM MUJDE SANA IS BULDUM! NASIL IS,BUFEDE YEDIGUN VERECEKSIN...
♥ SENI GORUNCE GOZLERIM DOLAR, KULAKLARIM MARK...
♥ BU MESAJ OZEL BI FREKANSLA GONDERILMISTIR.ZEKILERDE HAFIZA KAYBI APTALLARDA KISA SURELI KORLUK IBNELERDEDE BI ANLIK GULUMSEME YAPAR...
♥ ASK HAVUZUNA APTALLAR DUSER, AMA BENI ITTILER...
♥ AGLARSA ANAM AGLAR GERISI PLAYBACK YAPAR...
komik sözler,çok komik sözler,komik güzel sözler,komik sms sözleri, koskomik sözler
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
namık kemal fıkraları
Namık kemal - Namık kemal fıkrası komik fıkraları, en yeni ve en komik fıkralarNamık Kemal Fıkraları Komik Namık kemal Fıkraları yeni Namık kemal Fıkraları güzel namik kemal fikralari kısa namık kemal fıkraları
Adamin biri Nam-i Kemal'in garsonluk yaptığı lokantaya gider. N.Kemal adamin yanina gelir ve sorar ne istersiniz Adam bizim N.Kemal'e saka yapmak icin derki Bana cacik macik daracik ....mcik getirirmisiniz. Bunu duyan N.Kemal'de lafmı yok. Adama soyle der: Bugunku mönümüzde bunlar yok. Bugun mönümuzde dalak malak kol gibi ....rak var
--------------------
Padişahın birgün canı sıkılır vezirine küfretmek istediğini söyler.
Vezirde Nam-ı Kemal adında birini tanıdığını ve çok küfürbaz olduğunu anlatır. Padişah Nam-ı Kemal'i çok merak etmişti.
Vezirine emir vererek Nam-ı Kemal'ı çağırır.
Nam-ı Kemal geldikten sonra Padişah :
- Çıkma yemiş ağacına koparma dalını malını
Nam-ı Kemal hemen :
- Düşersen aşağı görürsün ananın ....NI
Padişah bu küfür karşısında çok sinirlenir ve Nam-ı Kemal'i zindana atar. Aradan birsüre geçtikten sonra Padişahın canı tekrar sıkılır.
Vezirine Nam-ı Kemal'i çağırmasını ve Divanı topladıktan sonra Nam-ı Kemal'in küfür edemeyeceğini söyler.
Nam-ı Kemal gelir. Padişah :
- Gittim karadenize tuttum bir alabalık.
Namık Kemal :
- S.....m ananı ama etraf kalabalık.
----------------
Bir kadınla en çok kimin birlikte olabileceği konusunda bir yarışma yapılıyormuşdayanırsa kadın dayanamazsa yarışmacı büyük ödülü alacakmış ve bizi temsilen de Namık katılmış.Her postadan sonra da duvara çarpı
atılıyormuş.Neyse alman başlamış 123 tıkanmış.İngiliz başlamış 357 o da tıkanmış.Fransız 1520 derken o da kalmış.Bizim Namık başlamış 708090 derken durmak bilmiyor.Bakmış kadın iş kötüNamık'ın duracağı yokbizimki 95.yi yaparken
'yok efendim bu 94.' diye tutturmuş.Namık:
'Olur mu hanfendi 95 olduburada boşuna mı çarpı atıyoruzsayıyoruz' dese de kadın dinlemiyor
'hayır bu daha 94.'diyormuş.En sonunda bizimki zıvanadan çıkmış:
'S......rim şimdi çarpını da seni desil hepsini sıfırdan başlıyorum.
------------------------
Günün birinde sair bir padisaha ilham perisi gelir ve baslar yazmaya;
-"Ciktim agaca yedim hamini mamini
....?
-"Ciktim agaca yedim hamini mamini....?
gerisi bir türlü gelmez.
Padisah geceleri uyku uyuyamaz olur siirini tamamliyamamistir bir türlü.
En sonunda ülkesinin bütün sairlerini sarayinda toplatir ama yine nafile onlarda bu misranin devamini getiremez.
Artik en son sira Namık Kemal´e gelir ve padisah baslar.
-Hadi Namık Kemal getir sunun devamini da ne istersen vereyim sana!
-Buyrun Padisahim...
-"Ciktim agaca yedim hamini mamini..."
Namık Kemal hemen devam eder;
-"Düsersen asagi görürsün ananin A......."
------------------------------------------------
Namik kemal esir düsmüs.IngilizAlmanve Fransiz esirlerle birlikte
dolasirken komutan gelip esirlere size birer maymun verecegiz en çok bu
maymunlardan kim dogurtursa onu serbest birakacagiz der. Aradan aylar
geçer herkes dogurttugu maymunu açiklar: ingiliz;3 tane der Alman;4 tane
der fransiz;5 tane der Bizim namik ise 4 tane der Herkes çok sasirir çünkü
herkes Türk'ü favori göstermekte idi Namik kemal ise iç çekerekcevap
verir: ah ulan idne komutan bana erkek maymunu vermeseydin ben size
gösterirdim.
--------
Bilet
Ülkenin birinde cok azgin mi azgin bir kadin varmis kimse bu kadini cinsel
doyuma ulastiramamis! En sonunda Akillara Namık Kemal gelmis olsa olsa bu
isi o becerir demisler ve cagirmislar!
Namık Kemal´in de " Ben bu isi ancak karanlik bir oda da yaparim" diye
özel bir istegi olmus!
Netice de Namık Kemal ve Kadin karanlik bir oda da baslamislar
sevismeye...
1 saat 2 saat 357101520 saat olmus ikisinde de tik yok...
24 saat sonra artik kadin pes etmeye baslamis ve seslenmis
-"Yeter artik Namık Kemal yeter ben öldüm!"
-" Ne Namık Kemal´i abla ben Recep!"
-"Recep mi??? Peki ya Namık Kemal? O nerde?
-"O disarda bilet kesiyo abla"
-----------
Çariçe Katerina erkek delisi doymaz birisiymis. Kemal'in ününü duymus ve
Osmanli'ya elçi göndermis. Saray Ruslar'la iliskileri bozmamak için
Çariçe'nin istegini kabul etmis ancak Ruslar'a güvenmedigi için de
Kemal'le birlikte 10000 kisilik bir ordu göndermis.
Osmanli ve Rus ordulari bir ovada toplanmislar. Ortaya büyük bir çadir
kurulmus. Katerina ve Kemal çadira geçmisler. Kemal Katerina'ya Çariçem
ben biraz utangacimdir; mumlari söndürelim; hem ben karanlikta daha iyi
sevisirim. demis. Katerina da kabul etmis ve baslamislar sevismeye; bir
iki üç dört bes derken bininci orgazmda Katerina Ohh Kemal.. Çok
iyiydi. Artik yeter; doydum. demis. Bakmis Kemal bütün hiziyla hala devam
ediyor; bagirmis: KEMAL! Yeter tamam. Doydum diyorum! Üstündeki de kizgin
kizgin homurdanmis:
Ne KEMAL'i yahu? Benim adim Battal. Kemal kapida bilet kesiyor
----------
Sör Heykeli
Namık kemal fransiz arkadasiyla bir gun fransayi gezerken bakmislarki bir
sor heykelinin altinda turk bir elinde bir parca ekmek sarilmis ekmegi
yiyor diger eliylede *ikini tutuyor fransiz hemen atilir ve namık kemale
doner bak ustad sizin turklerin haline bizim sor heykeli dahi sizin
turklerin rezilligini gosterir gibi duruyor.Namık kemal hemen atilir
derki yok sustad bizim turk ekmegi yiyor sizin sorde bir parca ekmek
istiyorbizim turkde alda *ikimi ye diyor.
(fransızların herzaman düşecegi bir durumdur bu:d)
-----------
Topa tutun
Birgün padisah bir yarisma düzenlemis.Kizini halkin önünde soyunduracak ve
dalgasi kalkmayana büyük miktarda altin verecekmis.Ülkenin her yerinden
yarismaya katilanlar olmus ve tabi bizim Nam-i Kemal de durur mu o da
katilmis ama digerlerinden daha hazirlikli gelmis.Seyinikalkmasin diye
bacagina dolamis(!).
Neyse yarisma baslamis.Padisahin kizi da ne öylegüzeller güzeli tas gibi
bir vücutdayanilacak gibi degil...
Hal böyle olunca da herkesin seyi kalkarbizim Namk Kemal'in bacagi
kalkar.Padişah:
-Hepsini kursuna dizin bunu topa tutun der.
--------------------
Zurna
Kralin bir kizi vardir ve daha önce hiç cinsel deneyimi olmamistir bir gün
kral kiziyla cinsel ilskiye girmeden evlenme sartini kosarak evlenmek
isteyenlerini kabul eder ve aralarindan namik kemal'i damat adayi olarak
seçer
namik bir degil iki degil üç degil fistik gibi kiz yaninda ama ona
dokunamiyor sonunda dayanamayarak penisini çikartir ilk defa penis gören
kiz bu ne diye sorar namik kemal'de zurnazurna der bunun üzerine kiz
zurnayi çalmak ister artik kiz alismistir ve namikta sonunda sikilir bir
gün kiz zurnayi istediginde onu bahçede kaybettigini söyler kizda babasina
namigin zurnasinin bulunmasini istedigini söyler bunun üzerine bütün saray
bahçede namigin zurnasini aramaya baslar kiz etrafa bakarken bir anda
elbisesinin altindan sarkan babasinin penisini görür ve babasina:
-Babababa iste zurna burda
der ve çekistirmeye baslar telaşlanan kral:
-kizim birak o ananin zurnasi der..
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
temel fıkraları
Temel Fıkraları fıkraları,Temel Fıkraları fıkrası oku
temel ile dursun
temel ile dursun kahvede otururken
dursun: temele temelcigim herkes aya gıdıyor der bunu duyan
temel: bizde gunese gıderuz der
dursun: temele ama temelcigim biz gunese gıdersek yanarız der
temel de dursuna biz de aksam serinliginde gideriz der
temel ile dursun resimleri, temel ile dursun videoları, temel ile dursun oyunları, temel ile dursun haberleri, temel ile dursun fıkraları, temel ile dursun
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
nasrettin hoca fıkraları
Nasrettin Hoca Fıkraları en Komik Nasreddin Hoca Fıkraları güzel nasrettin hoca fıkraları yeni nasreddin hoca fıkraları kısa nasrettin hoca fıkraları
ETMEZSEN ETME
Adamın biri, bir gün ağacın altında namaz kılıyormuş. Ağaçta bulunan başka biri de onu izliyormuş. Namazını bitiren adam daha sonra namazının kabul olması için Allah'a dua etmeye başlamış. - "Allahım sen namazımı kabul et." Ağaçtaki adam: - "Etmem", diye cevap vermiş. Adam şaşırmış. Tekrarlamış: - "Allahım sen kıldığım namazı kabul et." - "Etmem." Adamın şaşkınlığı iyice artmış. Yine: - "Allahım sen namazımı kabul et", demiş. Ağaçtaki adam tekrar: - "Etmem", deyince adam sinirlenmiş. - "Etmezsen etme. Zaten abdestsiz kılmıştım."
AĞAÇ YÜRÜMEZSE
Nasreddin Hoca'ya yapılan sataşmalar tükenip bitmez. Akşehirliler bir gün Hoca'ya takılır ve sorarlar: - "Hocam senin evliyalar katında ulu bir kişi olduğun söylenir aslı var mıdır?" Hoca'nın böyle bir iddiası elbette yoktur ama bir kere soruldu ya cevaplar: - "Her halde öyle olmalı." - "Böyle kişiler zaman zaman mucizeler göstererek bu özelliklerini herkese kanıtlar. Hoca madem kabullendin göster bir mucize de görelim!" Hoca: - "Pekala şimdi size bir numara yapalım" der.. Karşısında durmakta olan çınar ağacına; - "Ey ulu çınar çabuk yanıma gel!" der. Tabii ne gelen ağaç var ne giden. Hoca yürümeye başlar ağacın yanına varır. Akşehirliler: - "Ne oldu Hoca ağacı getiremedin, kendin oraya gittin!" diye gülünce Hoca: - "Bizde kibir yoktur, dağ yürümezse abdal yürür", der.
SECDEYE KAPANIRSA
Bir gün Hoca, yol üstü bir hana inmiş. Han Nuh Nebi'den kalma bir yer.. Her tarafı delik deşik; adeta çökmeye ramak kalmış. Hoca'nın yüreğine bir korkudur düşmüş ama, ne desin? Nihayet bir söz arasında: - "Yahu, bu senin tavan da ne kadar gıcırdıyor, beşik mübarek!" diyecek olmuş ama, hancı baba hiç oralı olmamış; sözü şakaya boğarak: - "Ağzını hayra aç Hoca, bu gıcırtı beşik gıcırtısı değil; tavan tahtaları Hakka tesbih çekiyor!" demiş. Hoca'nın közü küllenir mi? Gözlerini hancının gözüne dikerek: - "Peki ama", demiş; "ya bu tavan boyle tesbih çeke çeke aşka gelip de secdeye kapanırsa, bizim halimiz nice olacak?"
BİZEDE UĞRADI
Nasreddin Hoca'ya dert yanıyorlar: - "Yahu Hoca senin karın çok geziyor." Hoca: - "Olur mu canım? O kadar gezse arada bir bizim eve de uğrardı."
HZ. İSA
Nasreddin Hoca, bir köyde vaaz veriyormuş. Laf arasında Hazreti Isa'nin göğün dördüncü katında olduğunu söylemiş. Vaazdan sonra, bir kadın Hoca'ya yanaşmış: - "Hazreti Isa, orada ne yer, ne içer?", demiş. Hoca'nın tepesi atmış: - "Ey hatun, köyünüze geleli şunca zaman oldu, benim ne yiyip, içtiğimi sormazsın da, Allah'ın peygamberini sorarsın!"
SANANE
Bir gün Nasreddin Hoca eve doğru yürüyormuş, bir arkadaşı arkadan seslenmiş "aman hoca gördün mü biraz önce geçen helva kazanı ağzına kadar doluydu". Hoca istifini bozmadan "bana ne" demiş. Arkadaşı, "ama hoca helva kazanı sizin eve gidiyordu, buna ne dersin?" demiş; hoca yine istifini bozmadan "o zaman sana ne?" demiş.
BİR AYAK
Nasreddin Hoca abdest alırken, bir ayağına su yetmemiş. Namaz kılarken de bir ayağını yukarı kaldırarak namaz kılmış. Bunu gören cami cemaati: - "Hocam bu nasıl namaz?" diye sormuş. Nasreddin Hoca: - "Bir ayağı abdestsiz namaz", diye cevap vermiş.
KANATLI DEVELER
Günlerden bir gün, Nasrettin Hoca camide vaaz verirken: - "Ey cemaat", der. "Allah, deveyi kanatlı yaratmadığı için hepimiz durmaksızın, sürekli şükredelim. Yoksa damlarımız çoktan başımıza yıkılmıştı..."
KUSUR ÇÖMLEKTE
Hocanın bir gün subaşıya işi düşmüş. Adam haraç ve rüşvet yiyen biriymiş. Hoca fakir, ne yapsın. Bir çömleğe toprak doldurmuş ve üstüne bal sıvamış. Gitmiş işini görmüş, ilamını almış, memnun. Ertesi gün kapısında bir adam bitmiş: - "Hoca demiş, subaşı ilamda bir kusur etmiş. Geri istiyor..." Hoca yutar mı: - "Kusura bakmasın evlat", demiş. "Kusur ilamda değil çömlekteydi."
GÜNAH
Bir Ramazan günü Nasreddin Hoca'nın gözleri susuzluktan afallamış. Dayanamayıp bir çeşmeye çaktırmadan yanaşmış. Tam suyunu içerken, bir köylü görmüş hocayı: - "Aman hoca, günah değil midir bu yaptığın!" - "Yıkıl karşımdan, Ramazan gider bir daha gelir, ama ben gidersem bir daha gelmem; ne günahı'"
PEYGAMBERİ KİM
Hoca bir gün Timur'un adamlarından birine sormuş: - "Sen hangi mezheptensin?" Adam elini göğsüne koyarak: - "Emir Timur!", demiş. Oradaki bir başkası: - "Hoca Efendi, bir de peygamberini sor bakalım", demiş. - "Gerek yok", demiş Hoca. "İmamı Topal Timur olursa, peygamberi de kesinlikle Barbar Cengizdir."
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
SEÇME FIKRALAR
KARISTIRMADIN KI
Iki deli havuzun basinda oturuyorlarmis.Biri kalkip havuza seker atmis.Havuzdan bir
yudum almis ve tükürmüs.Arkadasina:
-Havuza seker attim ama tatli olmadi..
Arkadasi:
-Karistirmadinki salak!
PROVA
Iki deli birgün deliler hastanesinden kaçmislar.Kimse bu delileri bulamamislar.Doktorlar
ümitlerini kestikleri an deliler çika gelmis.Doktorlar hayretle niye geldiniz demis:
Deliler"Yarin kaçacagizda, onun provasini yaptik.
ARITMETIK DELI
Delinin biri yolun kenarindaki uçurumda durmus asagiya bakarak "13, 13, 13...."
diye soyleniyormus. Oradan gecen biri, delinin ne yaptigini merak etmis, yanasarak
" ne yapi...." diyemeden deli onu birden uçurumdan asagiya ativermis ve devam etmis
"14, 14, 14......"
DUYMAMIS
Delinin teki timarhanenin bahçesinde yürürken bakmis baska bir deli agacin altinda oturmus
kahkahalr atiyor...hemen yanina kosmus..ve sormus "hey sen neye gülüyorsum öyle?", öbür
deli "hiç ben hep kendi kendime fikra anlatirim ama bu seferki ni duymamistim"
BOGALARDAN HOSLANIYORÖgretmen sinifa geç gelen ögrenciye:-neden geç geldin oglum* der
-bizim inegi damizlik bogaya götürdüm hocam. der çocuk
-o isi baban yapamazmiy di? diye sorunca ögretmen, çocuk gülerek
-belki yapabilirdi hocam ama bizim inek bogalardan daha çok hoslaniyor..
ÖNCE KAÇANLAR
Bir akil hastanesinde iki deliyi çikartmak zorundalarmis.Bir test yapalim demisler.Iki
deliyi teste tabi tutmuslar.Adamlarin önüne bir kavanoz böcek ile zeytin koymuslar`` buyrun
beyler yiyin``demisler bir tanesi hemen zeytine saldirmis.
Öbürü hemen önünü kesmis ve demiski``önce kaçanlari yiyelim sonra duranlari yeriz``demis
FAYDASI
Saglik dersinde ögretmen bir ögrenciye sordu :
- Söyle bakalim, bebeklerde anne sütü neden inek sütünden daha faydalidir ?
Ögrenci kendinden emin bir sekilde cevap verdi,
- Daha lezzetlidir, eksimez, pasta yapiminda ve baska amaçlarla kullanilamaz, bebege
özeldir, ambalaji nefistir.
ERIYOR ISTE
Deli , kahveye girdiginde soluk solugaydi.Bos bir masaya oturup ocaga seslendi;
- Bana bir çay !
çay geldi , sekerleri atip karistirdi.Garsonadan yine seker istedi. Onlari da atip
karistirdi,yeniden istedi.Garson;
- Sekiz seker koydun çaya ,dedi saskin saskin,
- Koydum ama , iste görüyürsun, hepsi eriyor
BENDE VARDIM
Hoca bir gün arkadasiyla konusuyormus arkadasi demis ki : -Ya hocam dün sizin evden bir
ses çikti. Bu neydi?. Hoca ise : -Hiç sadece hanimla biraz tartistik kavugum
merdivenlerden
yuvarlandi, demis. Arkadasi : -Yahu hocam hiç kavuktan
bu kadar ses çikar mi?, demis. Hoca : -Ya anlasana içinde bende vardim, demis
TEK BASINA
Okula yeni gelen ögretmen ilk dersinde ögrencilere ilginç bir çagrida bulunmus:
"Kendini geri zekali hisseden varsa ayaga kalksin..."
Sinifta çit yok. Nihayet biri kalkmis:
"Sen kendini geri zekali mi hissediyorsun?"
"Hayir", demis çocuk, "ama sizin tek basina ayakta kalmaniza gönlüm razi olmadi da…"
AÇMADIM KI
Akil hastanesinde koguslari gezen
bashekim,bir delinin oturmus,birseyler yazdigini gördü:
-Kolay gelsin ne yaziyorsun?
-Mektup yaziyorum efendim.
-Yaaa..Kime yaziyorsun?
-Kendime..
-Peki ne yazili mektupta??
-Ilahi doktor bey,deli misiniz siz
Mektubu daha almadim ki içinde ne
yazdigini bileyim.
SIKARKEN
Nasrettin hoca bir gün yolun kenarinda kedisini yikiyomus. yoldan geçen arkadasi hocaya:
"hocam kediyi yikama ölür. " demis. hoca aldiris etmemis ve yikamis. arkadasi dönüste
hocayi tekrar yolun kenarinda görmüs. kedi ölmüstü. adam: " hocam ben size kediyi
yikamayin ölür demedimmi? " demis. hoca: " ben kediyi yikarken ölmediki sikarken öldü
AYNISINI SÖYLEDIM
Küçük Ali okuldan eve gelir ve üzgün bir sekilde, "Matematik dersinden 1 aldim" der.
Babasi hemen sorar, "Neden ?" "Ögretmen 3x2 kaç eder?" diye sordu, ben de "6" dedim.
Babasi hemen oglunu tasdikler ve "Fakat bu dogru" der. Ondan sonra da "ögretmen 2x3
kaç eder?" diye sordu.
"Has *iktir, ne farki var ki ?"
"Ben de ögretmene aynisini söyledim....
TEKRAR
Temelin üç tane sevgilisi vardir.Biri ögretmen biri doktor, biri de santral görevlisidir.
Fakat
ögretmenle evlenmeye karar verir. Bunu duyan arkadasi sorar "Niye ögretmen de digerleri
degil?" diye.Temel de döner:"Ula der,bilmez misin doktorlar "Bugün git yarin gel"
der.Santral görevlisi de"Su an mesgul,
daha sonra tekrar deneyin" der. Ama ögretmen ne der? Haydi bir daha tekrarlayalim..."
GERI GETIRDIM
Akil hastanesinde delinin biri bashekimden iki tane sise ister.
Bashekim sise yerine,deliye iki tokat atar.Deli kizgin bir sekilde odasina döner.
Ertesi gün deli bashekimin odasina gider.Girer girmez bashekime iki tokat atar.
noldugundan habersiz bashekim; "Deliye naptigini zannediyorsun" diye çikisir.
Delide "birsey yaptigim yok efendim,dün verdiginiz siseleri getirdim" der.
BIR KEDI DAHA
Akil hastanesinden kaçan iki deli, karsidan gelen bekçiyi görünce iri gövdeli bir çinarin
arkasina saklandilar.Bekçi,onlarin ayak seslerini isitmisti.Sordu:
- Kim o?
içlerinden biri kedi gibi miyavladi.
Bu basarili miyavlamadan sonra bekçi yürüyüp gidiyordu ki,delilerin ayaklari altindaki
yapraklar hisirdadi.Bekçi geri dönüp yine seslendi:
- Kim var orada?
ikinci deli cevap verdi:
- Bir kedi daha.
KISACA
Imam Hatip Lisesinde teftis yapan bir mufettis sinifa girer..Ders Kur'an-i Kerim'dir.
Bir ogrenciyi
kaldirarak ismini sorar. Ogrenci:"Fatih" diye cevap
verir..Mufettis : "Peki oyleyse yavrum Fatiha suresini
oku bakalim.."..cocuk sureyi okur. Sira baska bir ogrenciye gelmistir. Mufettis yine
sorar.."Ismin ne
cocugum?"..cocuk cevap verir: "Yasin ama arkadaslar
kisaca Kevser derler "
ISIKSIZ KALIRIZ
Akil hastanesinde bir gün delilerden biri kosarak doktorun yanina gelmis.
Doktor Bey çabuk bizim kogusa gelin demis.
Doktor gitmis, delilerden bir tanesi kendini ayaklarindan tavana asmis öylece duruyor.
Doktor ne bu? diye sormus.
Doktoru çagirmaya giden deli cevaplamis, Doktor Bey bu zir deli kendisini ampul saniyor.
Doktor kizmis, olurmu öyle sey hemen indirin onu asagiya.
Yine ayni deli, " Doktor Bey o zaman da biz isiksiz kalmazmiyiz!!!"
SILIKON
Ögretmen sinifta madenleri ve ne kadar degerli olduklarini anlatiyormus.
Dersin bitiminde çocuklara sormus:
-"Kim hangi madene sahip olmak ister çocuklar?"
Önce David cevap vermis: "Platin, ögretmenim. Onunla kendime bir Porsche alirdim."
Ardindan Mike cevaplamis: "Altin, ögretmenim. Altinlarimla kendime son model bir Cadillac
alirdim."
En son Küçük Joe yanitlamis: "Silikon, ögretmenim. Ablamda iki tane var, kapinin önündeki
arabalari hayal bile edemezsiniz!..."
SIGMAZSINIZ
Bir gün padisah Nasreddin Hoca' ya sormus.
Hocam ben ölünce cennete mi gidecegim yoksa cehenneme mi, söyle bakayim? demis.
Hoca padisahtan korkmadan :
-Cehenneme gidersiniz padisahim? demis.
Padisahin sinirden sakallari titremis.
Bu durumu gören Hoca :
-Kizmayin padisahim ben aslinda size cennete gidersiniz diyecektim fakat sizin
cellatlarinizin kiliçlariyla ölen suçsuz kisilerden
cennet dolup tasmis.Bu yüzden cennete sigmazsiniz diye cehenneme gidersiniz dedim, demis.
YARI MANYAK
Ögretmen derste çocuklara dönerek sorar:
- Söyleyin bakayim,kuzeyimizde karadeniz,güneyimizde akdeniz,batimizda ege denizi varsa
BEN KAÇ YASIMDA OLURUM..?
Arka siralardan bir parmak kalkar:
- Kirkdört ögretmenim..
Gerçekten de o yasta olan ögretmen sasirir:
- Dogru..Ama nasil bildin.?..
- Gayet kolay ögretmenim..Benim yari manyak bir agabeyim var;tam
yirmiiki yasinda..Onun yasini iki ile çarpinca sizin yasiniz çikiyor....
ZATEN ABDESTSIZDIM
Nasreddin Hoca bir gün agacin altinda namaz kiliyormus.Agaçta bulunan biri de onu
izliyormus.
Namazi bittikten sonra namazimin kabul olmasi için Allah'a dua etmeye baslamis.
-Allahim sen namazimi kabul et.
Agaçtaki adam:
-Etmem diye cevap vermis.
Hoca sasirmis.Tekrarlamis.
-Alahim sen kildigim namazi kabul et.
-Etmem.
Hocanin saskinligi iyice artmis.Yine:
-Allahim sen namazimi kabul et
demis.
Agaçtaki adam tekrar:
-Etmem deyince hoca sinirlenmis.
-Etmezsen etme.Zaten abdestsiz kilmistim.
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
iki uzaylı
iki uzayli benzin istasyonuna gitmisler.biri benzin pompasini tutmus arkasina sokmus.digeri ona saskin bir bakisla:bu yaptigin normalmi?demis. Digeri ise:hayir kursunsuz.demis
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
Canım Kocacığım
Sevgili Kocacım, Avrupadaki iş gezisinden dönmeden sana haber vermek istedim, arabamla çok ufak bir kaza geçirdim, kötü bir kaza değil ve canım yanmadı, bana bir şey olmadı onun icin endişelenmeni istemedim...Migrostan geri dönerken tam evin garajina girecek iken ayağım kaydı ve yanlışlıkla gaz pedalına basıverdim sonuna kadar...garaj kapısı hafif arızalandı ama senin arabanın tamponuna dokundurunca arabam en nihayet duruverdi...Çok ama cok özür dilerim ve biliyorum ki senin o yufka yüreğin ve muthiş karakterinle beni affedersin...Seni ne kadar çok sevdiğimi biliyorsun canım benim...Aşağıda eksperin çekmiş olduğu resmi gönderiyorum
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
çıkma teklifleri
1. ben acilarin cocuguyum modeli
-meltem benimle cikar misin?
-hayir şapşal şey
-tamam meltem simdi git ve beni yanlizligim ile yanliz
birak
2. kivrak modeli
- meltem benimle cikar misin, misal iki biletim var
ateslerin dansi'na?
- hayir aptal yaratık...
- aa simdi hatirladim, hülya'ya soz vermistim... oteki
sefere insallah...
3. tehdit eden modeli
- meltem benimle cikar misin?
- hayir şapşal..
- e o zaman ben gidip hülya'ya bi sorayim...
4. anlamaz modeli
- meltem benimle cikar misin?
- hayir..asla
- o zaman, askim, ilk olarak ateslerin dansi'na
gidelim mi...
- geri zekali misin nesin ya, hayir dedim...
- tamam, onlerden almaya calisirim... yemek de yeriz
di mi hayatim, show'dan once...
- harbiden salaksin ya, sana adimi soyledigime
inanamiyorum...
- evet askim ya, ismin cok guzel...
5. güner ümit modeli
- meltem benimle çıkar mısın?
- kesinlikle hayır.
- kesinlikle hayır dediniz kaybettiniz, puanlar
kırmızı masaya..
6. - meltem benimle cikarsin mi ?
- bilmem.. sence cikar gibi duruyomuyum ?
- walla galiba cikarsin.. ama emin degilim.. hadi bi
aciklik getir su konuya
- hayir salah hayiiiiiiiir !
- bunu evet olarak kabul ediyorum
- sertan bu kadar şapşal olmayi nerde ogrendin ?
- her gun 1 saat calistim duzenli.. cok zor olmadi..
- hmmm
7. sartlanmis model
-meltem benimle cikar misin?
-tabi neden olmasin
-sen kaybettin kizim, seni sevmistim halbuki
-???
8. redden sonra karizmayi cirkeflesmekte arayan model
-meltem benimle cikar misin?
-hayir aptal şey...
-sie la, ben seni deniyordum zaten..kabul etseydin
üstüne beton dokerdim senin..
9. esprituelim ben modeli
-meltem benimle cikarmisin?
-hayir ..saçmalama..
-peki sen asansorle cik ben yetisirim
10. oha artik modeli
- meltem benimle cikarmisin?
- hayir..
- in o zaman ustumden, giy ustunu, uza...
11. psikolog modeli
- meltem benimle çıkar mısın?
- hayır salak yaratık.
- tabii, sana hak veriyorum. daha önceki
ilişkilerinde yüreğine
aldığın yaralar seni korkutan.
sanırım biraz zamana ihtiyacın var.
lütfen biraz düşün.
12. iyimser model
-meltem benimle çıkar mısın
-hayır
-ama asla demedin
demek ki hala umut var?
-???
13. ulasamadığı ete mundar diyen kedi
modeli
-meltem benimle çıkar mısın?
-hayır!!!
-aman zaten sen de kendini bulunmaz hint kuması
sanıyosun
çillisin,çirkinsin ıyyyy
14. bir arkadas ortaminda ise
- meltem benimle cikar misin ?
- hayir ahmak..... !
- peki, kacta aliyim seni o zaman ?
- ulan cikmam dedim..
- peki saat 8 de gorusurus askim..
15. -benimle cikar misin meltem?
+hayir
-hahah... bir an icin benimle gercekten cikabilecegin
ihtimalini dusundun degil mi? itiraf et?
16. -benimle cikar misim meltem?
+hayir
-olm ben size dedim anlar dalga gectigimizi diye
17. - benimle çikar mısın meltem?
+ ahh, elbette hayatım...
- adisin meltem! şurada iki satir karizma
yapacaktım, içine s.çtın!!
18. - gerçek misiniz?
+ yuh... bu devirde?
- en iyi bunu bulabildim...
+ olmamış ama.
- ne yani benimle çıkmaz mısın?
+ hah hah hayyy... gülünç olma.
- peki o zaman... eee... ben duman'ın vokalistini
tanıyorum.
+ eee?
- tamam... bi saniye... başka bi tane buliym...
hah! ateşiniz var mı?
+ yemezler...
(dış ses): rocco! gel evladım hadi
gidiyoruz...
+ neyse ben gideyim.
- ne?! rocco mu?! ama şey... seviyeli bi sohbete
ne dersin?
19. türk filmi modeli:
-meltem benimle çıkar mısın?
-hayır abuzer!
-bir gün karşına çıkıcam,
diyeceğim ki fakir ama onurlu bir genç
vardı... anlıyo musun!
-tabiiii
20. romantik model:
-meltem benimle çıkar mısın?
-olmaz berke!
-oysa pembe panjurlu evimizde, gece pencereden
yıldızları seyrederek bir ömür geçirmek
isterdim seninle...
-bak seeen...
21. - meltem biliyorum benden once 20 kisi sordu
ama...
- hayir!
- hata ediyorsun, ben olsam benle cikaridim.
- zaten senle ancak senin gibi bi moron cikar cevdet.
- meltem, bence sen erkekten anlamiyorsun.
22. - meltem biliyorum benden once 67 kisi sordu
ama...
- hayir!
- hata ediyorsun, ben olsam benle cikaridim.
- zaten senle ancak senin gibi bi moron cikar cevdet.
- meltem, bence sen erkekten anlamiyorsun.
23. yalanci model
-baba nooldu ne dedi kiz?
-abi simdi gittim basladi ask mesk duygusal duygusal
konusmaya, yok bana cok deger veriyormus, yok
baglanmaktan korkuyormus... beni de bilirsiniz gelemem
oyle ince muhabbetlere. "sie kizim" dedim. naza cekiyo
iste...
-o zaman bitmis o is abi, kiz hasta..
-yok baba istemem artik zaten sodugum birden.
24. -meltem .. bişi söyliycem.. seni seviyorum
-ay.. memet olmazki biz arkadaşız
-ben çıkalım demedimki zaten
25. once kalabalik bir ortama gidilir hatun ile
birlikte orada ;
-meltem benimle cikar misin?
-hayir !
-ya kizim yeter yaaa cikmiyorum iste, biktirdin 3
aydir cik - mi -yo -rum seninle zorlami yani.(bu kisim
bagirarak ve gercekten sinirlenmis bir sekilde
soylenir).
26. iki samimi arkadas yolda efendi efendi
yürümektedir. erkek kisi birden patlar:
- meltem benimle çıkar mısın?
aşığım sana!
+ [dumur!] ne? eheh.. saka yapıyorsun değil
mi, ciddi değilsin?
- [reddedildiğini anlayan bahtsız genç] ee..
oo.. tabii canım. haha, ciddi mi sandın?
haha.. ben aşık olmam ki robotum ben. yok
duygularım.
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
Komik Adam Ava Gidiyor
Komik Adam Ava Gidiyor
Komik adam bir gün arkadaşıyla ava gitmiş. Ormanda yürürken, karabatak mı avlayalım, çulluk mu, yoksa karga mı, diyerek tartışmaya başlamışlar. Arkadaşı karga avında çok ısrar ediyormuş:
“ Bak komik, bütün iş ormanda bir çınar bulmakta. Çınarı bulduk mu, üstünde karga pek çoktur. Tüfek patladı mıydı vurulan kargayı pişirip yeriz. “
“ Yazık sana, karga eti yenir mi? “ demiş komik adam.
“ Yenir. Geçen hafta avda yalnızdım. Karga avlayıp, pişirip yedim. Et işte, hep bildiğimiz et. “
“ Yapma ya, tadı lezzetli miydi bari? “
“ Güzel yeniyordu ama tadı biraz acıydı. Üstüne acı biber dökülmüş bıldırcın eti gibi yani. “
“ Desene az sonra acı biberli bıldırcın eti yiyeceğiz. Bir karga vurabilsem…“
Komik adamla arkadaşı daha sonra ilerde birkaç tane çınar ağacı görmüşler. Kargalara tuzak olsun diye ayrılmışlar ve ikisi iki koldan, eller tetikte sessizce ilerlemişler. Arkadaşı muziplik olsun diye komik adama görünmeden çınar ağaçlarından birine çıkıp gak gak diye karga gibi ötmüş. Çınarın üst dallarındaki arkadaşını karga zanneden komik adam arkadaşını tek atışta vurmuş.
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
Komik Adam Uludağ' da
Komik adam gençliğinde yılbaşı için Uludağ’a gitmiş. Hemen otele yerleşmiş ve akşam yemeği yiyip yatmış. Sabah olunca kahvaltısını yapıp tulumunu ve kar ayakkabılarını giyip gezintiye çıkmış. Ormana girmiş, ormanda ilerlerken önüne aniden uzun yeleli bir aslan çıkmış. Komik adam ilk şaşkınlığı geçtikten sonra geri dönüp kaçmaya başlamış. Bir ara ağaca çıkmış ama aslan da ağaca çıkmış. Bunun üzerine ağaçtan yere atlamış ve kaçmaya devam etmiş. Sonunda güç bela oteller bölgesine ulaşmış ve aslandan kurtulmuş. İki haftalık tatilinin kalan on üç gününü otelde geçirmiş. Bu arada arkadaş olduğu otel müdürüne olayı anlatmış ve acaba aslan beni yakalasaydı yer miydi, diye de sormuş. Bunun üzerine otel müdürü: Herhalde yerdi değil mi? Yoksa seni yakalayıp da, benle papaz kaçtı oynar mısın Selim Bey diyeceğini mi sandın? Sen en iyisi yakalasaydı yer miydi yoksa içer miydi diye düşünmeyi bırak ve önceki yaptığın gibi yine aslan görürsen kaç, demiş.
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
Komik Adam Büyük Sahra Çölünde
Komik adam ve diğer ziyaretçiler Mısır’dan sonra batıya doğru uzun süre otobüslerle gitmişler. Konvoyda dört otobüs ve yüz civarında insan varmış. Günler geçtikçe hava giderek sıcaklaşıyor ve büyük kum yığınları uzaktan görünüyormuş. Orada dünyanın en büyük çölü Büyük Sahra Çölü varmış. Sonunda çöle girmişler. Çölde yılanlar, çıyanlar, akrepler, türlü türlü böcekler, kertenkeleler, çöl aslanları, tilkiler varmış. Çöl milyarlarca hayvanı barındırıyormuş. Gündüz sıcak, çok sıcak olduğu için, geceleyin hepsi ortaya çıkıyor, birbirlerini yiyorlarmış. Kimbilir gündüzleri çölün altında ne olaylar oluyor, akıl almazmış.
Yeşillik varmış, biraz çimen ve azıcık ağaç. Oradan su çıkıyormuş, kaynak varmış. Buraya vaha diyorlarmış. Bir akşamüstü vahanın kenarına otobüsleri yanaştırmışlar, çadırlar kurulmuş. Yemek yenmiş, su içilmiş ve yatmışlar. Komik adam çadırda uyuyormuş. Rüyasında sürüyle akrep peşine takılmış. Komik adam kaçıyor, akrepler kovalıyormuş. Sonradan komik yorulmuş. O yavaşlayınca akrepler yetişip çevresini sarmışlar. Çember giderek daralmış, zehirli kuyruklarını uzatan akrepler ha soktular, ha sokacaklar. Komik adam kan ter içinde uyanmış. Çadırdan çıkmış. Bakmış gerçekten vahanın etrafı akreplerce sarılmış. Hemen çadırdan makasını alıp akreplerin kuyruklarını kesmiş. Kuyruksuz kalan akreplerin hepsi kaçmış.
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
Basketbol Maçı
Komik adam mayıs ayının günlerinden birinde televizyonda basketbol maçı seyrederken spiker basketbolcuların boylarını söylermiş. İşte Ahmet 1.90, Mehmet 2.10 gibi. Komik adam merak etmiş acaba boyum kaç santim diye. Çocukluğu aklına gelmiş. O zamanlar kar yağınca yere sırtüstü yatar sonra kalkıp yerde çıkan izini 20 santimlik cetveliyle ölçermiş. Tam 8 ay kar yağmasını beklemiş. Ocakta kar yağınca evinin bahçesinde karın içine yatıp, bir türlü atmaya kıyamadığı öğrencilik yıllarından kalan 20 santimlik cetvelle boyunu ölçmüş. Boyu 9 cetvel gelmiş. Komik adam boyunu 1.80 olarak hesaplamış
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
Komik Adam Askerde
Dedektif
Komik adam yıllar önce İstanbul’da dedektiflik bürosu açmış. Müşteriler hep telefon dinleme işi için tutarlarmış. Eşinin, arkadaşının, ortağının, düşmanının, dostunun telefonla yaptığı görüşmeleri bilmek isteyenler yüksek bir ücret öderlermiş. Komik adam telefon teline girer ve bu telin içinde elektrik hızıyla uçarmış.
Futbolcu
Komik adam gençliğinde amatör futbolcuymuş. 5 kere gol kralı olmuş. Her maçta tabelaya golünü yazarmış. 30 yaşında futbolu bırakmış. 90 dakikalık jübile maçında 60 gol atmış ve bunca gol atmasına karşın, bir kere bile milli takımda oynayamamaktan yakınıyormuş.
Komik Adam Askerde
Komik adam askerliğinde acemi birliği Antalya topçulardaymış. Bir gün şehir izni alıp alaydan çıkmış. Antalya sokaklarında gezmiş, dolaşmış, yorulmuş. Hava da sıcak. Serinlemek için denize girmiş. İyi yüzücüymüş, gençliğinde yüzme yarışlarına katılıyormuş. Sahilden iyice açılmış. Arkasında bir fosurtu duymuş. Hızla geriye dönmüş. Atlas Okyanusu’ndan gelen koskoca bir balina Akdeniz’de gördüğü insanı yutarmış. Komik adamı da yutmuş, fakat derisinin sert olmasından dolayı midesinde öğütememiş ve iki gün sonra hapşırarak komik adamdan kurtulmuş. Daha sonra komik adam yüzerek kıyıya çıkmış
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
komik filmler
komik film videosu, komik film izle, komik film dizi izle, komik film film izle, komik film bedava izle, komik film online izle.
izlemek için :
http://www.izle.com/category/komik-filmler
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
komik animasyonlar
Komik Animasyonlar ve animasyonlarla ilgili komik flash animasyonlar içermektekomik animasyonlar, komik animasyon, flash animasyonlar, komik videolar, komik filmler.
izlemek için :
http://www.komikkomikkomik.net/komik_animasyonlar/izle
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
komik oyunlar
Komik oyunlar oyunlari, Komik oyunlar oyunu oyna,Komik oyunlar indirmeden oyna,wwKomik oyunlar download,Komik oyunlar indir,Komik Oyunlar, komik oyunlar oyun komik en komik oyunlar komik oyunu oyna
oynamak için ;
http://www.komikoyunlar.
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
Komik Videolar
En Komik Videolar, komık videolar, sexy komik video, Komik Videolar izle, Komik Videolar Seyret, Komik Video, Komik izle, Komik Görüntüler izle sıcak video ,Komik Videolar - en komik videolar bedava komik video izle amatör
Yeni Videolar
Zayıf Nokta 155 KB (Internet Explorer)
Oyun Bozan 477 KB (Internet Explorer)
ABD Başkanı Ne Yapar? 435 KB (IE)
Gıcık Mahalle 788 KB (Internet Explorer)
Güvenlik Kamerası 299 KB (Internet Explorer)
Bu ne biçim surat 210 KB (Internet Explorer)
Levis reklamı 757 KB (Internet Explorer)
Arşiv
Politikacılar halka ne verir 549 KB
Çapkın sunucu 647 KB
Sandalyeyi tercih ederdi 607 KB
Dikkatsiz Çocuk 962 KB
Akıllı Kuş 373 KB
Hyundai Reklamı 578 KB
Keyif İçin 565 KB
Bir ihtiyar nasıl uçar? 922 KB
Boğanın Azmi 320 KB
Ağaca Dikkat 740 KB
Jimnastik 841 KB
Gol sevinci 618 KB
Resital 635 KB
Basket mi acaba! 839 KB
Boş kale 705 KB
Fanta reklamı 573 KB
Jet Motor 978 KB
Çocuk sepeti 899
Basket 925 KB
Kısa yol 645 KB
Bozuk gözler 867 KB
İtfaiyeci 105 KB
Uzun saç 390 KB
Uçan kayakçı 385 KB
Golf 360 KB
Dalga607 KB
Düşüyooorr! 984 KB
Fırlatırken dikkat et! 608 KB
Fransız öpücüğü 787 KB
Motor sesi 498 KB
Tam isabet 161 KB
Kaykay 91 KB
Tüfeng icad olundu! 225 KB
Monalisa 89 KB
Panik 250 KB
Buz pateni50 KB
Gorilcik234 KB
Zeyna'nın Gerçek Yüzü 278 KB
Arama 588 KB
Yanlış top 99 KB
Kola'nın gücü 411 KB
Gates 2 199 KB
Samimiyet114 KB
Romantik an 80 KB
Araba uçarsa 306 KB
Uçan balon 246 KB
Kovboy 46 KB
Parfüm 474 KB
Savunmasız 579 KB
Şaka 204 KB
Sörf 114 KB
Önüne bak! 68 KB
Zavallı kedi!91 KB
Öpücük 324 KB
Gates 134 KB
Sert hakem! 98 KB
Uçan araba 249 KB
Formula 1 259 KB
Gasp 188 KB
Fotoğraf 365 KB
Savunma 440 KB
Balık Avı 380 KB
Sert Futbol 684 KB
Pompa 690 KB
Sağır Sporcu 674 KB
MeraklıMaymun 372KB
Bira Alırmısınız? 912KB
Burun kaşınınca 591 KB
Zamanlama 641 KB
Hatanın bedeli 638 KB
Matrix Teyze 589 KB
Haberim yoktu 589 KB
İnsafsız 589 KB
Gool 589 KB
Asansör 840 KB
Şaşkın Koyun673 KB
Kaza 595 KB
Çikolata reklamı 1
Çikolata reklamı 2
Çikolata reklamı 3
Sizce bu ne? 248 KB
Arabada... 720 KB
Kedinin intikamı 490 KB
Dogustan soför! 360 KB
Cybermania 300 KB
Mükemmel sünger! 990 KB
Çevirerek açın 590 KB
Elektriğe dikkat 660 KB
Zavallı palyaço 370 KB
Ne içecekmiş ama! 900 KB
Milenyum uçakları 649 KB
Viagranın gücü 486 KB
İçinizdeki bomba 320 KB
Haydi hoplayalım 50 KB
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
komik nickler
dürümüm, çöp şişim ve ayranım;
insan bedenine hapsolmuş bir hayvanım
''benim gibisini google'da arasan bulamazsın''
msn 'den gelen adam
b0ş insanlar lütfen d0nt disturb me"
ulan yazılan hiçbir şey gelmiyoo
'öğrenci kimliği yerine carrefour kartıyla okula giden öğrencinin dramı'
hanım suyu ısıt olmazsa çay yaparız
king kong gibi birini ariyom
beyaz atlı prensini bekleme, seyise razı ol, yoksa beygire kalırsın
''düşenin önde gideni''
anamı da alıp gidiyorum lan..
beyaz atlı prensi bulmak için daha kaç kurbağa öpmem gerekiyor
yıllardır oturum açmayan adam
"pamuk prensesin üvey annesi uyuyan güzele elmayı verse, rapunzelin eline iğne batsa ve pamuk prenses kuleye kapatılsa nolurdu?"
kızlar yurdunda bomba patlasa bize bekçinin çükü düşer
tanrım kör oldum, artık kusura bakamıyorum
nescafé bile 3ü1 arada, ben yalnizim "
yoktur, onu bekleyen çoktur
polat alemdar'ı haraca bağlayan nacizane kişilik revival
"mutluluğun resmini t cetveliyle çizerim"
"paramiz olmasada cebimiz de her kahvede masamiz , her kavgada şeklimiz her kızda bir resmimiz vardir"
öküz gibi bakmakla tren durmaz ki
ölene kadar ölümsüzüm
Komik nickler, komik msn nickleri, komik nikler, komik msn iletileri, komik msn sözleri, çok komik nickler, Komik nick msn
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
komik fıkralar
Temel ve Dursun trenle yolculuk yaparken,bir sığır çiftliğinin önünden hızla geçiyormuş.Temel tahmin etmiş
-Dursun burada tam 397 sığır var..
-Ula Temel,nasıl saydın?Vızz diye geçtuk daa..
-Kolaydur..Ayaklarını sayıp dörde bölüyorum.
Bir akıl hastanesinde bir deli, öteki deliye:
- Ben bir roman yazdım, al oku; bakalım beğenecek misin, demiş.
Ve kendisine kalınca bir kitap vermiş.
Öteki deli, bir hafta boyunca okumuş romanı. Sonunda arkadaşı deliye:
- Romanın çok ilginç, demiş; yalnız biraz kalabalık, çok isim var içinde.
Kitabı veren deli:
- Al, demiş, ikinci cildini de oku.
Ve kalınca bir kitap daha vermiş.
Yine aradan bir zaman geçmiş. Romanın ikinci cildini de alan deli:
- Bunu da okudum, demiş; gerçekten çok ilginç ama, bu da çok kalabalık; çok isim var içinde...
O sırada akıl hastanesinin doktoru gelmiş üstlerine:
- Verin bakayım, demiş, o telefon rehberlerini. Ne zaman aldınız bunları; ben de kaç gündür onları arıyordum
İki deli tımarhaneden kaçmaya karar vermişler. Biri ötekine: "Git bak bakalım dikenli teller yüksek mi alçak mı, eğer yüksekse altından kaçarız, alçaksa üstünden atlarız." Diğeri gitmiş, bir süre sonra geri gelmiş ve şöyle demiş: "Ne yazık ki kaçamayacağız arkadaşım çünkü hiç dikenli tel yok!"
Istanbulda özürlüler için açılan bir olimpiyat salonunda, yüzme yarışları yapılmaktadır. Yüzücüler yerlerini alırlar. 1. Kulvarda bacağından sakat bir yüzücü, 2. Kulvarda kolundan sakat biri vs vs. 10. kulvarda ise Temeli getirirler, Temel sırf "Kafa" dan oluşmakta:
Sonra yarışma başlamış tüm sporcular kulvara çıkmışlar,bizim temelin kafasınıda koymuşlar kulvara.Start verilmiş tüm sporcular havuza atlamış. Neyse oradan biri de temelin kafayı sallamış havuza. Herkes finishe doğru giderken bizim temelin kafa dibe doğru gidiyormuş. Yarışma bitmiş görevliler temelin kafayı çıkartmışlar "hani 1. olcakdın" demişler.
Temel "Ya hiç sormayın, olacaktım ama kulağıma kramp girdi" demiş
ETİKET : Fıkra fıkralar komik fıkra fıkralar fıkracı Nasrettin hoca temel deli aptal sarışın deli fıkraları fıkrası acemi fıkra erotik fıkra fikra ,Fıkralar,fıkra com, En komik fıkralar,Fıkrası, komik fıkra, fikra,fıkraları,fikralar
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
komik sözler
komik sözler, çok komik sözler, komik güzel sözler, komik sms sözleri, komik cep sözleri, kısa komik sözler
Bu mesaj ozel bi frekansla gonderilmistir.zekilerde hafiza kaybi aptallarda kisa sureli korluk ibnelerdede bi anlik gulumseme yapar!!!
seni gorunce gozlerim dolar, kulaklarim mark
oglum müjde sana is buldum - nasil is - büfede yedigün vereceksin
Temel ile Dursun Trabzonda KAZI yapiyorlarmis. Kaz ölmüs
Zaman kötü , Kolla Götü
Ey daglari taslari herseyi yaratan rabbim ,herseye bir güzellik ayri bir tat insanlara akil mantik zeka dagitirken bu mesaja mal mal bakan bu öküzü niye unuttun
Adamin biri saçlarini önce ortadan ayiriyormus sonra liseden ayirmaya baslamis
Güçlü kollari ile beni koltuga oturttu..üstüme abandi..eline aldigi kocaman aletini agzima soktu..çok canim yandi ve agzimdan kanlar akiyordu..ama çürük disimi sonunda çekmişti..
su anda her 100 kisiden 35i uyuyor, 10u yemek yiyor, 25i calisiyor, 15i sex yapiyor, 10u araba sürüyor, 4ü ders calisiyor bir tabe salakta elinde telefon sms okuyor
Ah kizim ah!! Ben ne salagim. Seni ne doktorlar, ne mühendisler istedi de vermedim. -Üzülme annecigim. Ben hepsine verdim.
Yat dedi yattim, ac dedi actim, aletini cikarip soktu. Isini bitirdiginde kan gelmeye basladi, cok korkmus ve cok aci cekiyordum, cünkü ilk kez dis cektiriyordum!!
Bütün bisikletlere bindim, Bisan a binemedim..
Dünyada ibnelik olmasaydi ; dünya yuvarlak olmazdi
DUN GECE SENI O KADAR ARADIM KI,SOGUK VUCUDUMA DOKUNMANI O KADAR ISTEDIM KI,YATAGA SENSIZ VE CIPLAK GIRMEK ZORUNDA KALDIM!NEREDEYDIN BENIM CANIM PIJAMALARIM?:))
Ask bir muz kabugudur , dikkat etmezsen ayagin degil , hayatin kayar
sürüm sürüm sürün arko crem
Doga'nin Kanunu varsa Arif sag'in sazi var
Temel Kazi yapinca Fadime Hasretlikten Çatlamis:)
iki uzayli benzin istasyonuna gitmisler.biri benzin pompasini tutmus dötüne sokmus.digeri ona saskin bir bakisla:bu yaptigin normalmi?demis.digeri ise:hayir kursunsuz.demis
Boynuma sürterek gögüslerinin arasindan asagiya kalçamin yanina kadar getirip yuvasina oturttum çikan slak sesi bana güven veriyordu EMNİYET KEMERİNİ SEN DE TAK !
Askim seni seviyorum! ama parayı daha cok lakin paranin ne onemi var ,muhim olan miktarı:)
ERKEKLER ARABA GIBIDIR,DIKKAT ETMEZSEN ALTINDA KALIRSIN
sen bir meleksin,dagda gezen ineksin,ot veririm yemezsin,allah belani versin
KADININ BiRi MUTFAGA GiTMİS HAMiLE KALMIS.NEDEN?
CEVAP:CUNKU CAY KOYMUS DA ONDAN:)
Kadinin Biri Yildizlari izliyormus hamile kalmis neden?
cevap : YILDIZ KAYMIS :)
sana yaza yaza yaz geldi.mesaja zam geldi.daha yazacaktım ama konturum bitti
Galata kulesinden attım fesimi.Eyyy fani insaf et degdireyim tepesini.Değdirirsem tepesini itelemem gerisini.Itelersem gerisini keserim nefesini
KULA BELA GELMEZ HAK YAZMADIKÇA HAK BELA VERMES KUL AZMADIKCA
SINAVDAN SIFIR ALDIM AMA ÖNEMLI DIIL , ÖNEMLI OLAN KATILMAKTI :)
elleriyle beyaz vucudumu ellediler dudaklariyla emdiler,atesiyle yaktilar,bilmem ne istediler benim gibi sigaradan?
o'nun sert bedenini oce avcumun icine aldim sonra kafasini dudaklarimin arasindan gecirdim o essiz sivi bana hayat veriyordu cocacola hayatin tadi..
Bir Daha Kumar oynamıyacağıma Bahse girerim;)
Dünya delikanli olsaydi, yuvarlak olmazdi...
we aill now upgrade your brain,please wait.....................searching.......searching.........still searching.........sorry=NO BRAIN found....
ASLIYI SEVDI KEREM,ASLI IÇIN DAGLARI DELERIM DEDI KEREM ASLI VERMEDI BI KEREM ,BEN BÖYLE ASKI SIKEREM:)
SEN SEN OL KAPI ÖNÜNDE ASK YAPMA , ASK'IN GÖZÜ KÖRDÜR AMA KOMSUNUNKİ ASLA .
ASK BIR SUDUR,IÇ IÇ KUDUR :)
Seytana adini sordum açmamis gül dedi.Seni seviyorum dedim gülerek manyak dedi.Bi öpücük ver dedim.Etrafina bak dedi.Zorla alirim dedim.Sende o göt varmi dedi...
Ögretmenin vurdugu yerde gül biter.Hiç morarmıs gül olurmu!
üfff yavrum,anam,yalarim,yutarim,döserim..sayin abonemiz lütfen ürkmeyiniz bu telsimin'in motivasyon mesajidir, biz buna cep-taciz diyoruz. Belki baskalarida bu uygulamaya baslar ha nedersiniz fena olmaz degilmi
Her gün agzina al! oksarcasina dudaklarinin arasinda gezdir!zevkin doruklarina ulastiginda dahada hizlan!ve sonraddeye gelince macunu tükür firçayi temizle dis sagligina dikkat et!...
devlet'i osmani ali'de terfi'i temayuzilim irfan ile olmaz ya olacak kuvvetli iltimas ya olacak medeni haz yada olacak delikle temas
dereceye girmek için çok çalişti ama hasta oldu derece ona girdi
gülü seven dikenine katlanır,kaktüs sevenin vay haline........
Ask bir sudur , iç iç kudur , , ,, , Ask bir visne iç iç Kisne...
sen bi afıtabey-i yektasin darende deliksiz. ben o deligin matkab-i ihtiyactan kemiksiz
NIYETIM ACIZANE-I TACIZ ETMEK DEGIL BILAKIS EFKAR-I UMUMEDE NACIZANE BIR MIKIS TEKLIFIDIR.VERECEGINIZ HER MUSPET CEVAP HARABE-I MIKIMIN DERMANI OLACAKTIR.
YÜRÜDÜM OLDUM DEVE GÖRDÜNMÜ ENDAMIMI BENDE TiTEYiM SENSiZ GÜNLERiN ECDADINI FERHAT OLURUM BENDE DAGLARI DELERiM SiRiNiDE TiTERiM SENiDE TiTERiM :))
ERKEKLER NEDEN EVLENEMEYECEKLERI KADINLARIN PESINDEN KOSARLAR KOPEKLERIN KULLANAMAYACAKLARI OTOMOBILLERIN PESINDEN KOSMALARI GIBI
buna kim inanır kadirinanır
Daire kiralayamıyorsan , kare kirala..
Adamın biri araba almak için galeriye gitmiş,, alamayınca kan kaybından ölmüş.
BU GüZELLLiK,BU ZEKA, BU AKIL, HELE SU ANLAM DOLU GöZLERiN BüYüSü ALLAH BüTüN GüZELLiKLERi BiR YERDE TOPLAMIS. NEYSE KENDiMDEN COK BAHSETTiM SENDEN NABER? :)
sen sev seveni seven sevsin seni
ayipsa sakin söyleme ayip edersin
BU GüZELLLiK,BU ZEKA, BU AKIL, HELE SU ANLAM DOLU GöZLERiN BüYüSü ALLAH BüTüN GüZELLiKLERi BiR YERDE TOPLAMIS. NEYSE KENDiMDEN COK BAHSETTiM SENDEN NABER? :)
DERECEYE GIRMEK IÇIN COK CALISTI AMA ILERI ZEKALI DOPINK ALAYIM DERKEN HASTALANDI VE O DERECEYE DEGILDE DERECE ONA GIRDI...
Soluk boruna akıttıgım an o enfes sıvı faaliyete geçecek ve bu mesajı bitirmiş olacaksın...
cok tatlisin güzelsin,dikkat et arilar yemesin.
ask bir sudur ic ic kudur
su anda her 100 kisiden 35i uyuyor, 10u yemek yiyor, 25i calisiyor, 15i sex yapiyor, 10u araba sürüyor, 4ü ders calisiyor bir tane salakta elinde telefon sms okuyor
ask bir poktur yemeyen yoktur
ARABA ISIK HIZINI GECERSE NE OLUR CEVAP : FARLAR ARKADAN GELIR
seni görünce gözlerim dolar kulaklarim euro burnumda döviz bürosu olur
SEYTANA KÜLAHINI TERS GIYDIRDIM MAKSAT INSANLIK OLSUN
ARANIYOR??? ENDÜSÜK NOTU BES OLAN DERTE ATISMAMIZA IZIN VEREN ILKDERS UYUMAMIZA IZIN VEREN EN AZ 4 DERECE MIYOP GÖZLÜKLÜ BIR ÖGRETMEN ARANIYOR....:)
geçenlerde bitkisel hayata girdim maksat yesillik olsun
bakarsan bag olur bakmazsan bakma lan..!
Sayın abone son dönem faturanız 92.845.268TL dir.Lütfen yarına kadar ödeyiniz.Teşekkürler.
Sayin abonemiz aldigimiz sikayet dogrultusunda bir abonemizi rahatsiz ettiginizi saptadik lutfen abonemizden ozur dileyiniz
Yukarı aşağı salladım sallasım.Bir anda fışkırmaya başladı.Hemen ağzımız dayadım.İşte o gerçek tat.COCA COLA
Sayın abonemiz.Faturanızı zamanında ödemeğinizden dolayı hattınız kullanıma kapanmıştır.
Güçlü kolları ile beni koltuğa oturttu..üstüme abandı..eline aldığı kocaman aletini ağzıma soktu..çok canım yandı ve ağzımdan kanlar akıyordu..ama çürük dişimi sonunda çekmişti.
.
gece sensiz cirilciplak girdim yataga..çok üsüdüm ve yanlizdim.hep senin hayalinleydim..yanima gelmeni beni sarmani ve isitmani bekliyordum..benim sevgili çizgili pijamalarım
Yat dedi yattim, ac dedi actim, aletini cikarip soktu. Isini bitirdiginde kan gelmeye basladi, cok korkmus ve cok aci cekiyordum, cünkü ilk kez dis cektiriyordum!!
Kocamandı,elimde tam olarak tutamıyordum çok büyüktü, aşağı yukarı salladım tam fışkıracakken ağzıma dayayıp hepsini içtim coca-cola yı çok seviyorum!
KARANLIKTI, GÖZLERİ PARILDIYORDU... EĞİLDİM...BACAKLARINI AYIRDIM...MEMELERİNİ AVUÇLADIM...ÇOK ZEVK ALIYORDUM, ÇÜNKÜ HAYATIMDA İLK KEZ İNEK SAĞIYORDUM.......
ÖNCE İÇİNE GİRDİM İYİCE YERLEŞTİM.İYİCE KAVRADIM ONU SONRA 1-2 YETMEDİ 3-4 SONRA İLERİ GERİ... AMAN TANRIM NE BÜYÜK ZEVKMİŞ ARABA KULLANMAK! :))
TURKCELL HATLI CEP TELEFONLARINIZIN DAHA iYi ÇEKMESi iÇiN, TELEFONUNUZU DiK POZiSYONA GETiRiP ÜZERiNE OTURUNUZ...
selam bu mesajı ben yani cep telefonun yazdı,beni cok seviyorsun biliyom cunku hic yanından ayırmıyosun,lutfen tuslarıma yavas bas,ve antenimi ikide bir cıkarıp takma olurm mu
komik sözler, komik sozler, komik ses, komik söz, komik sozler, komiksözler, komiksöz
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
KOMİK HİKAYELER
Hesaplama Hatası
Dünyanin en komik kazasi: Bir duvarci ustasinin santiyede yazdigi mektup:
Sayin santiye sefim;
Is kazasi tutanagina planlama hatasi diye yazmistim. Bunu yeterli görmeyerek ayrintili anlatmami istemissiniz. Su anda hastanede yatmama neden olan olaylar aynen asagida anlattigim gibi olmustur:
Bildiginiz gibi ben bir duvar ustasiyim. Insaatin altinci katindaki isimi bitirdigim zaman biraz tugla artmisti. Yaklasik 250 kg kadar oldugunu tahmin ettigim bu tuglalari asagiya indirmek gerekiyordu.
Asagiya indim, bir varil buldum, ona saglam bir ip bagladim ve ardindan altinci kata çiktim. Ipi bir çikriktan geçirip ucunu asagiya saldim. Tekrar asagiya indim ve ipi çekerek varili altinci kata çikardim. Ipin ucunu saglam bir yere baglayip tekrar yukari çiktim. Bütün tuglalari varile doldurdum. Asagi indim, bagladigim ipin ucunu çözdüm. Ipi çözmemle birlikte birden kendimi havalarda buldum. Nasil bulmayayim? Ben yaklasik 70 kiloyum. 250 kilogram varil süratle asagiya düserken beni yukari çekti.
Heyecan ve saskinliktan ipi birakmayi akil edemedim. Ben yukari çikarken yolun yarisinda, asagi inmekte olan tugla dolu varille çarpistik. Sag iki kaburgamin bu sirada kirildigini saniyorum. Tam yukari çikinca, iki parmagim iple beraber çikriga sikisti; Parmaklarim da bu sirada kirildi. Bu esnada yere çarpan varilin dibi çikti ve tuglalar etrafa saçildi.
Varil hafifleyince, bu sefer ben asagi inmeye varil ise yukari çikmaya basladi ve yolun yarisinda yine varille çarpistik!.. Sol bacagimin kaval kemigi de bu sirada kirildi.
Yere inince can havli ile ipi birakmayi akil ettim. Bu sefer de basimi yukari kaldirdigimda bos varilin süratle üzerime geldigini gördüm!...
Kafatasimin da böyle çatladigini saniyorum. gözümü hastanede açtim...
.: Hamile Kadin :.
Küçük bir çocuk, hamile bir kadinin karnina dokunarak:
- Ne var sizin karninizda teyze,
Kadin:
- Çocugum var evladim, diye cevap verir.
- Sizin çocugunuz mu?
- Evet
- Onu seviyor musunuz?
- Evet
- Çok mu seviyorsunuz?
- Evet evladim.
- Öyleyse neden yediniz?
.: imammmmmmmmm :.
Köyün birinde imam bir köylünün kizina asik olmus.Bakmis böyle olmayacak annesine babasina söyleyip kizi istetmis.Ama ne yazik ki kizi vermemisler.
Bunun üzerine imam çok üzülmüs.Bu halde camiye gitmis ve ezan okumadan önce 'TÜM SEVIPTE KAVUSAMAYANLARA GELSIN' demis....
.: Çorap :.
Ayaklari çok fena kokardi. Bir gün bir arkadasina, birlikte tiyatroya gitmelerini teklif etti.
- Hay hay, dedi arkadasi. Ama eve git, ayaklarini yika ve temiz bir çorap giy. Söz mü?
- Söz...
Tiyatroya gittiler. Yerlerine oturdular. Aradan bes on dakika geçmeden etrafindakiler mendillerini burunlarina götürmeye basladi.
- Hani söz vermistin, dedi arkadasi.
- Vallahi degistirdim, dedi ve ekledi:
Inanmazsan diye kirlileri de cebime koydum. Iste burada!...
.: abdest :.
BIRGÜN HOCA HERZAMANKI GIBI NAMAZINI KILMAK IÇIN ABDEST ALMAYA HAZIRLANIR.ABDESTINIDE KÖYÜN MEYDANINDAKI ÇESMEDEN ALMAKTADIR. HOCAYI ABDEST ALIRKEN IZLEYEN KÖYLÜLER BAKARLAR KI HOCA DEFALARCA ÜST ÜSTE ABDEST ALMAKTADIR.SASIRIRLAR VE SEBEBINI MERAK EDERLER VE HOCAYI IZLERLER.DAHA SONRA HOCA NAMAZINI KILMAK IÇIN CAMIYE GIDER.HOCA NAMAZ KILARKEN GÖRÜRLERKI NAMAZ ESNASINDA IKIDE BIR GÜLÜP DURUYOR BUNUN ÜZERINE AHALIDEN BIRI DAYANAMAYIP
-HOCAM,NAMAZDA GÜLÜYORSUNUZ ABDESTINIZ BOZULDU NAMAZDA GITTI DER
HOCANIN CEVABI ISE,
-YAHU ÖNEMLI DEGIL YEDEKTE BIR KAÇ ABDESTIM DAHA VAR DER
komik hikayeler, komik hikaye, komik anılar, komik anı, komik ile ilgili hikayeler, en güzel komik hikayeleri
Etiketler: KOMİK HİKAYELER
dostlukla ilgili sözler
♥ Zaman gelir yollarına kar yağar,etrafını hüzün bulutları sararsa,ne zaman bir dosta ihtiyaç duyarsan dost olabildiğim kadar burdayım.
♥ Hep zamana yenik düştük esiri olduk anlamsız koşuşturmaların.ama bir kez adını yüreğimize kazıdığımız dostlarımızı hiçbir zaman unutmadık.
♥ Sen gülerken yanındakilerde güler ama ağlarken yalnız ağlarsın onun için öyle bir ağaca yaslan ki asla yıkılmasın öyle bir dost edin ki seni asla bırakmasın.
♥ Başkalarına kendinden fazla değer verme. Ya onu kaybedersin, ya da kendini mahvedersin. Terk edenden alınacak en büyük intikam , ona kupkuru, sevgisiz gözlerle bakmaktır.
♥ Yaşam gülmeyi ,sevgi hak etmeyi, vefa unutmamayı, dostluk sadık kalmayı bilenler içindir.UNUTULMADIN!
♥ Gülerken herkes eşlik eder, ya ağlarken. Başarılara herkes ortak olur, ya yenilgilere. Öyle bir dost edin ki; kötü gün kapını çalınca kapıya seninle beraber baksın.
♥ Duygular vardır anlatılamayan, sevgiler vardır kalplere sığmayan, dostluklar vardır hiçbir şekilde yıkılmayan, bazı insanlar vardır asla unutulmayan
♥ Hayata değer bir yaşam, sevmeye değer bir aşk, dostluğa değer bir arkadaşlıktan asla vazgeçme.Ne eksik ne fazlasını ara ve seni üzenle asla uğraşma !
Etiketler: DOSTLUK ÜZERİNE
dostluk üzerine
Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile Seni Sevmeli...
Meleklermekani.com - Mevlana'nın dostluk üzerine sözleri!!!
Sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile Sana Sarılmalı...
Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile Sana Dayanmalı...
Dost dediğin; fanatik olmalı;
Bütün dünya seni üzdüğünde Sana moral vermeli
dostluk üzerine sözler , mevlana dostluk sözleri , dostluk üzerine güzel sözler , dostluk uzerine sozler , mevlana dostluk , mevlana ve dostluk , mevlanadan dostluk sözleri , mevlana dost sözleri , dost mevlana , mevlanadan
Etiketler: DOSTLUK ÜZERİNE
dostluk yazıları
Dilimizdeki en güzel kelimelerden biri "dost". Arkadaşlık, akrabalık, yoldaşlık ve ya ülküdaşlık kavramlarının çok ötesinde bir kavram. İçinde güven, samimiyet, sevgi, fedakarlık, sırdaşlık gibi bir çok olguyu barındırıyor. "Eski odunları yakın, eski kitapları okuyun, eski dostlara güvenin" sözü, sanırım dostluk kavramını daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor.
Günümüz dostlukları (!) biraz tartışma götürür. Hayat hızlandı, zaman çok büyük bir hızla geçiyor. İletişim araçlarının çokluğu ve gelişmişliği yaşam tarzımızda köklü değişiklikler yarattı. İkili ilişkilerde çok az zaman ayırıyoruz birbirimize. Hal böyle olunca da "dostluk" kavramı, bildiğimiz ve düşündüğümüz ayrıcalıklı halini kaybediyor.
Dostluk üstüne çok fazla özdeyiş, atasözü olmasının sebebi de sanırım dostluğa , daha doğrusu gerçek dostluğa hepimizin duyduğu ihtiyaçtan kaynaklanıyor. "eski dost, dar gün dostu, gerçek dost " gibi sözler hep bir sıkıntı ya da özel bir anımızın sonunda dile getirdiğimiz klişe ifadelerdir.
Bu gün siyasette ve uluslararası ilişkilerde sıkça kullanılan dost ve müttefik ülke, dostum falanca devlet başkanı vs g, bi içi boş ve tamamen siyasi içerikli söylemin , bahsettiğimiz dostlukla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bu tarz il, işkilerde olsa olsa belki" dostluk başka iş başka" sözü kullanılabilir. Zaman değişse de, teknik ilerlese de, günlük yaşam her saat ilerleme kaydetse ve biraz da ruhtan ve maneviyattan uzaklaşsa da dosta ve dostluğa hep ihtiyacımız olacak. Hep büyük bir sitemle söylenen"gerçek dost kalmadı, nerde o eski dostluklar" ifadeleri hala geçerli. En acılı anımızda, bir ölüm anında sarfedilen sözlerden biri yine "dostlar sağolsun" değil midir? Evet, dostlarımız hep olsun , hep sağolsun. Bizim için, ülkemiz için...Ancak ufak bir hatırlatmayı bir özdeyişle yapayım yine de, şu an sahibini hatırlamasam da :" Gerçek dostlarımı ancak felaket anımda tanıyabildim ama o zaman da onlara hak ettikleri değer ve yardımı yapabilecek gücüm yoktu artık ". Bunu söyleyen zamanın kudretli kişilerinden. Düştüğü gün söylediği bu sözü zihnimizin bir yerinde tutsak nasıl olur ? Sanırım iyi olur. Çünkü başkalarının tecrübelerini yaşadıktan sonra doğrulamak doğru olmaz herhalde. Sevgiyle ve dostlukla kalın.
Etiketler: DOSTLUK ÜZERİNE
dostluk şiirleri
Kimsesiz zamanların yalnızlığında,aydınlık diyarların masalsı görüntülerinde,küçük bir çocuk yüreğinin annesine olan sevgisi değerinde bir merhaba dostum nasılsın.
Dost vurulunca değil unutulunca kahrından ölürmüş.Biz dostlarımızı kır çiçekleri gibi avucumuzda değil kurşun yarası gibi yüreğimizde saklarız.
Gönüller birdir dünyalar ayrı olsa da. Arkadaşlıklar,sevgiler,aşklar yalan olsa da umrumda değil dünya yansada biz dostu unutmayız dost uzakta olsada.
Dost deniz kenarındaki taşlara benzer.Önce tek tek toplarsın sonra birer birer denize atarsın ancak bazılarına kıyamazsın.İşte sen o kıyamadıklarımdansın.
Zaman gelir yollarına kar yağar,etrafını hüzün bulutları sararsa,ne zaman bir dosta ihtiyaç duyarsan dost olabildiğim kadar burdayım.
Hep zamana yenik düştük esiri olduk anlamsız koşuşturmaların.ama bir kez adını yüreğimize kazıdığımız dostlarımızı hiçbir zaman unutmadık.
Sen gülerken yanındakilerde güler ama ağlarken yalnız ağlarsın onun için öyle bir ağaca yaslan ki asla yıkılmasın öyle bir dost edin ki seni asla bırakmasın.
Başkalarına kendinden fazla değer verme.
Ya onu kaybedersin, ya da kendini mahvedersin.
Terk edenden alınacak en büyük intikam , ona kupkuru, sevgisiz gözlerle bakmaktır.
Yaşam gülmeyi ,sevgi hak etmeyi, vefa unutmamayı, dostluk sadık kalmayı bilenler içindir.UNUTULMADIN!
Gülerken herkes eşlik eder, ya ağlarken. Başarılara herkes ortak olur, ya yenilgilere. Öyle bir dost edin ki; kötü gün kapını çalınca kapıya seninle beraber baksın.
Sevmekten korkmadığımız, söylemekten utanmadığımız saygının değerli, düşüncenin önemli, umudun sonsuz olduğu yarınlarda, mutlulukla geçireceğiniz bir ömür dileğiyle..
İçinde öyle bir umut taşı ki onu senden kimse almasın. Gözlerin hep gülsün, mutluluğu sende arasınlar, ama onu öyle bir yere saklaki gerçekten isteyen bulsun..
Duygular vardır anlatılamayan, sevgiler vardır kalplere sığmayan, dostluklar vardır hiçbir şekilde yıkılmayan, bazı insanlar vardır asla unutulmayan
Hayata değer bir yaşam, sevmeye değer bir aşk, dostluğa değer bir arkadaşlıktan asla vazgeçme.Ne eksik ne fazlasını ara ve seni üzenle asla uğraşma !
Mutluluğun peşinden koşma mutluluk senin peşinden koşsun ve hayatta öyle mutlu ol ki gözlerinde akan bir damla yaş arayıp da bulamayanların sadakası olsun.
Belki diyorum; SEVGİ nin ne demek olduğunu biliyoruz ama GENÇLİĞİN ne demek olduğunu anladığımızda bu dünyadaki işimiz bitmiş olacak...
Dostlarınla öyle yaşa ki düşman olduğunda hakkında söyleyecek sözleri olmasın. Düşmanlarınla öyle yaşa ki dost olduğunda yüzün kızarmasın.
Değer verdiğin insan sana Değer vermiyorsa, bırak kendi değeriyle kalsın.
Dostlar ırmak gibidir. kiminin suyu az, kiminin çok... kiminde ellerin ıslanır yalnızca, kiminde ruhun yıkanır boydan boya.
Bir dostun üzüntüsüne herkes katılır, başarılarına ise ancak yüksek ruhlular sevinir.
Hiç kimse bir arkadaş kaybedecek kadar zengin değildir
Dostluk, Siirleri, dostluk siirleri, dostluk siirlerim, dostluk siirler yazilar ... ılgınc dostluk sıırlerı, hoş geldin dost şiirleri, basit ve kısa dostluk
Etiketler: DOSTLUK ÜZERİNE
dostluk mesajları
Kimsesiz zamanların yalnızlığında,aydınlık diyarların masalsı görüntülerinde,küçük bir çocuk yüreğinin annesine olan sevgisi değerinde bir merhaba dostum nasılsın.
¦ Dost vurulunca değil unutulunca kahrından ölürmüş.Biz dostlarımızı kır çiçekleri gibi avucumuzda değil kurşun yarası gibi yüreğimizde saklarız.
¦ Gönüller birdir dünyalar ayrı olsa da. Arkadaşlıklar,sevgiler,aşklar yalan olsa da umrumda değil dünya yansada biz dostu unutmayız dost uzakta olsada.
¦ Dost deniz kenarındaki taşlara benzer.Önce tek tek toplarsın sonra birer birer denize atarsın ancak bazılarına kıyamazsın.İşte sen o kıyamadıklarımdansın.
¦ Zaman gelir yollarına kar yağar,etrafını hüzün bulutları sararsa,ne zaman bir dosta ihtiyaç duyarsan dost olabildiğim kadar burdayım.
¦ Hep zamana yenik düştük esiri olduk anlamsız koşuşturmaların.ama bir kez adını yüreğimize kazıdığımız dostlarımızı hiçbir zaman unutmadık.
¦ Sen gülerken yanındakilerde güler ama ağlarken yalnız ağlarsın onun için öyle bir ağaca yaslan ki asla yıkılmasın öyle bir dost edin ki seni asla bırakmasın.
¦ Başkalarına kendinden fazla değer verme. Ya onu kaybedersin, ya da kendini mahvedersin. Terk edenden alınacak en büyük intikam , ona kupkuru, sevgisiz gözlerle bakmaktır.
¦ Yaşam gülmeyi ,sevgi hak etmeyi, vefa unutmamayı, dostluk sadık kalmayı bilenler içindir.UNUTULMADIN!
¦ Gülerken herkes eşlik eder, ya ağlarken. Başarılara herkes ortak olur, ya yenilgilere. Öyle bir dost edin ki; kötü gün kapını çalınca kapıya seninle beraber baksın.
¦ Duygular vardır anlatılamayan, sevgiler vardır kalplere sığmayan, dostluklar vardır hiçbir şekilde yıkılmayan, bazı insanlar vardır asla unutulmayan
¦ Hayata değer bir yaşam, sevmeye değer bir aşk, dostluğa değer bir arkadaşlıktan asla vazgeçme.Ne eksik ne fazlasını ara ve seni üzenle asla uğraşma !
¦ Mutluluğun peşinden koşma mutluluk senin peşinden koşsun ve hayatta öyle mutlu ol ki gözlerinde akan bir damla yaş arayıp da bulamayanların sadakası olsun.
¦ Belki diyorum; SEVGİ nin ne demek olduğunu biliyoruz ama GENÇLİĞİN ne demek olduğunu anladığımızda bu dünyadaki işimiz bitmiş olacak...
¦ Eğer herkes dost sandığı kimselerin bir de kendi arkasından söylemiş olduklarını duysaydı, dünyada pek az dost kalırdı.
¦ Dostlar ırmaklar gibidir; kiminin suyu az kiminin çok, kiminde ellerin ıslanır sadece kiminde ruhun yıkanır boydan boya…
¦ Yardım etmek mi istiyorsun? O zaman dinle; yaşama sevinci getir bana çokça olsun çabuk tükenmeyenlerinden. İhtiyacım var bu ara unutmak üzereyim mutluluğu, unuttum sıcak bir çayın tadını, esen rüzgarın serinliğini, hadi durma öyle hatıralarımı canlandır, iyi olanları?
¦ Paylaşacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki de yoktur
¦ Dost bazen minik bir kuş bazen var olmayan sevgili,kimi zaman saksıda bir çiçektir, ama asıl dost seni senden çok sevendir Her dostluğun gökyüzünde bir meleği varmış, yeryüzünde biten her dostluk için gökyüzünde bir melek ağlarmış, sana ant olsun ki bizim meleğimiz asla ağlamayacak...
¦ Deniz derindir durulmaz dostluk ebedidir unutulmaz
¦ Fani dünyanın baki padişahı değiliz. Biz parçalanmış gönül hırkalarını yamar dikeriz. Biz dostlarla ağlar dostlarla güleriz.
¦ En koyu mavilikleri avucuna, en içten mutlulukları gözlerine, en derin sevgileri kalbine bırakıyoru.Hep Mutlu Ol..
¦ En Koyu cehelet hakkında hiç bir şey bilmediğin bir şeyi redetmektir.
¦ Zengin; çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir. Kalb zenginliğinden mahrum olan kimse, ne kadar geniş servete sahib olursa olsun yine fakirdir. Tamamı ve hırsı sebebiyle de halk nazarında hakirdir. Kalbi zengin olan kimse de ne kadar fakir olsa herkesin nazarında muhteremdir.
¦ Arkadaşlar yıldızlar gibidir, onları her zaman göremezsin ama senin için her zaman varolduklarını ve seni düşündüklerini bilirsin.
¦ Sakın üzmesin seni karşılıksız sevgiler bağrına taş basarsın acılar bir gün diner giden gitsin aldırma yangınlarda söner sakın bakma arkana krallar önde gider
¦ Gün gelir puslu bir dünya aydınlık bir yaşama gebe kalır yeterki umutların hiç bitmesin kalbin hangi mutluluk ve sevgi için çarpıyorsa yaşam sana onu versin.
¦ Rüzgarın kemanını çaldığı,damlaların cama vurduğu bir pencerede yatağına uzanıpta keşke dediğin tüm güzellikler gerçek olsun.
dostluk mesajları, güzel dostluk mesajları, dostluk mesajlari, dostluk üzerine sözler, dostluk ile ilgili güzel sözler ,dostluk mesajları,güzel dostluk mesajları,dostluk mesajlari ,hazır dostluk mesajları,Dostluk Mesajları, Dostluk Hazır Mesaj, Dostluk SMS Mesaj
Etiketler: DOSTLUK ÜZERİNE
dostluk hikayeleri
Gerçek Dostluk Bu dostluk hikayesi dostluk hikayeleri gerçek dostluk hikayesi oku
Kararmış sulara, günün yeni ışıkları düşüyordu. Kıyıya geldiğimizde, Cemal bana uzaklardan gelen İstanbul obüsünü gösterdiğinde, çoktan kayıkları gölün kıyısına bırakmıştık. Yeşilin hâkim olduğu, eteklerinde çocukluğumuzun geçtiği, ilk sevdiğim kızla tanıştığımız yerden ayrılıyorduk artık. Ayrılık bıçak gibiydi… Yanımda sadece Cemal’i götürüyordum. Araba yanımızda durdu. İçeriye girdiğimizde orta koltuklardan iki tanesi boştu. Hemen oracığa oturuverdik. Günün hüzün ışıklarıyla beraber uzaklara yolculuğumuz başlıyordu işte… Tam gölü geçiyorken karşı dağın eteklerinin altında beyaz yazmalı Zeynep’imin bana doğru koştuğunu gördüm. Yolun üzerine geldiğinde ağlayarak baktı gözlerimin içine ve otobüs acımasızca Zeynep’imi ezdi geçti. Sonra güneş ağlamaya başladı. Hatta tüm Mavi Göl ve Mavi Dağ ağlıyordu. O an içimden, bu dünyanın dibine mayın döşeyip her yeri darmadağın etmek istemiştim. Oysa ne anılarımız vardı o Mavi Göl’de… Herşeyi yarım tattığım gibi, aşkıda yarım tatmıştım. Zeynep’i kaybettikten 6 ay sonra bile, bir rüyayı bile bana çok görmüşlerdi… Cemal beni İstanbul harem otogarında uyandırdığı anda, gözlerimden akan kanlı yaşları silerken, ben çoktan yenik ve yıkık bir şekilde geri kalan hayatıma adım atacaktım… -son-
Etiketler: DOSTLUK ÜZERİNE
İlanla gelen mutluluk
Bankta dinlenirken bir çoban kırması ilişti gözüme. İriyarı bir köpekti. Bir deri bir kemik kalmıştı zavallı. Kim bilir bu ana gelinceye kadar, nerelere gitmiş başından neler geçmişti. Belediyenin zehirlemesinden kurtulup, kaç kere zalimlerin taşına hedef olmuştur. Ya doğuşu, ‘Herkesin sevdiği minnacıkken kucaklarından indirmedikleri günler. Sahiplenmek isteyenlerin çok olduğu ama o zamanki sahibinin kimselere vermeye kıyamadığı günler,’ hepsi geride kalmıştı.
Bakımlı ellerde büyüdüğü belliydi. Bir asalet vardı duruşunda köpeğin. Sokak köpeği deyip geçmeyin. Zengin bir yerde el bebek gül bebek büyümüş bir köpekle, sokakta dünyaya gelip büyümüş köpekler arasında çok büyük fark vardır. Belli ki bir terbiye almış. Açlığın verdiği çaresizlik olmasa işi neydi burada.
Çevrecilik konusundaki yayınlar, işkencecilerin her gün basındaki foyaları, insanların biraz daha vicdanını sızlatmış olacak ki, hayvanlara karşıda bir nebze olsun şefkat duyanları gün yüzüne çıkarmıştı.
Bir çoban köpeği neler hatırlatmıştı bana. Zavallı hayvancağız. Sabahın ilk ışıklarında koşmak için çıktığım koşu yolunun kenarındaki çöp bidonunun etrafında, yerlere dağılmış çöpler arasından dondurması eriyip yerlere akmış bir gofret artığını yemekteydi. Yerlere akıp dağılmış dondurma artıklarını da diliyle yalayıp bir güzel bitirdi. Koşuyu bırakmış, meraklı gözlerle köpeği izliyordum. Sabahın erken saatlerinden, akşama kadar ‘bir günü nasıl geçer’ diye düşündüm. Takip etmeye karar verdim. Bir günlük serüveninde neler yapacak, neler yaşayacaktı.
Çöpün etrafında dolanan çoban kırması, koşu yolunun pekişmiş kahverengi sert toprağın kenarındaki çimler üzerinden giderken, bende çoban kırmasını gözlerimle takip ediyordum. Müşterek bir koşunun antrenmanındaydık sanki. Ben onu izlerken oda ara ara bana bakıp ben koştukça koşar adımlarla beni izliyordu. En azından benden kendisine bir zarar gelmeyeceğini anlamıştı. Aramızdaki mesafe biraz açıldı. Asfalt yoldan karşıya geçti, başka bir çöp bidonundan bir şeyler bulmaya çalıştı. Bir kağıda sarılmış birkaç kuru ekmek parçasını kağıdıyla birlikte çöp bidonunun arkasındaki çimenlere kadar taşıdı. Yatarak ön ayaklarının arasında sıkıştırdığı kuru ekmeği sanki kemik yiyormuş gibi önce parçalıyor sonrada yiyordu. Orada bir onbeş dakikası geçmişti. Yolun karşısındaki koşu parkurunun kenarındaki banka oturup, uzaktan seyrettim kuru ekmeği yiyişini. Sonra köpekle birlikte bende kalktım yerimden. İçimdeki hayvanlara karşı olan sevgimden, hayvanların ne kadar insancıl olduklarını ve onların iç yüzünü yazacaktım.
Kendisinin takip edildiğini anlayan çoban kırması, biraz daha bana yaklaşmak için gidişini ağırlaştırdı. Sanki ‘beni sahiplenin ‘ der gibi gözlerimdeki iyimserliği çözmeye çalışırken, iyice yanıma yaklaşmıştı belki de ellerimle kafasını okşamamı istemişti. Başını pantolon paçamdan dizime doğru aşağı yukarı sürterek birkaç kez indirip kaldırdı. Bende onun istediğini yaptım. Elimle kafasına hafifçe dokundum. Dünyalar onun olmuştu sanki. Kendisine taş atarak yanlarından uzaklaştıran insanları gözünün önüne getirip içinden bir kıyaslama yaptığına kesinlikle eminim. Bir şeyler alıp vereyim diye düşündüm ama köpeğin bir günlük serüvenini uzaktan takip edeceğim için bundan vazgeçtim. Saat ona doğru gelirken tasmalı bakımlı ve sahipli cins bir köpeğin kendisine sataşmasına aldırış etmeden parkın bahçesindeki ağaçlardan birinin altına yatarak uyumaya başlamıştı. Belli ki geceyi çöp bidonlarını karıştırarak uykusuz geçirmişti. Yanına yakın geçenleri hissettiğinde, gözünün tekini açıp, sonra tekrar kapıyordu. Tasması çözülmüş ufak bir teriyerin yanı başına gelip havlamasına bile aldırış etmedi. Teriyerin canı oyun istiyordu. O uyku saatinde uyku, oyun saatinde oynaması için sahibi tarafından gezdiriliyordu. Çoban kırması çok uykusuzdu demek. O uyurken ben yakındaki büfeden bir gazete aldım. Gazeteyi okurken bir kızılca kıyamet koptu sanki. Havlamayla karışık bir acının feryadıydı köpek çenilemesi. Çoban kırmasına daha güçlü bir kurt köpeğinin saldırdığını gördüm. Hızlı ve kaçar adımlarla çoban kırması oradan uzaklaşırken, sanki kendilerine saldıracaklarını sanan birkaç insanın da taşlı saldırısına maruz kalmıştı. Taşlardan korunmak için daha hızlı koşmuş ve ortalıktan kaybolmuştu. Bende peşinden koşar adımlarla giderken bir taraftan da taş atanlara:
“-Niye taş atıyorsunuz, hayvanı rahatsız etmeyin” diye bağırdım. Benim kendisine doğru koştuğumu gören çoban kırmasının durup beklemesi, beni çok duygulandırmıştı.Yanına yaklaştığımda başını gene pantolonumun paçasına sürtüp birkaç kez aşağı yukarı indirip kaldırdı. Ben gene başını okşadım. Artık benden hiç ayrılmadan gidiyordu. Ben duruyorum oda duruyor, ben gidiyorum oda gidiyordu. Ben yanında ona bir kuvvettim sanki. Öğleye doğru bir büfeden aldığım yarım ekmek arası dönerin bir kısmını ona vererek karnımızı doyurduk. Akşama kadar parkta birbirimize alışmıştık. Çoban kırmasının sanki morali düzelmiş keyfi yerine gelmişti. Benimle oyun yapmak istercesine, ön ayaklarından birini kaldırıp başının yanına getiriyor, sonrada benim elimin bulunduğu yere uzatıp geçmişte öğrendiği bir şeyi tekrarlıyordu. Sonra yere yatıp, iki elleri ile yüzünü kapatıyor, bir şeyi görmemek için yapılan bir hareketi tekrarlıyordu. Çevreden ilgilenenler çoğalmaya başlamıştı. İsmini bilmediğim için elimle gel diye çağırdım. Yanıma geldi, ön iki ayaklarını benim oturduğum bankın üzerindeki dizlerime uzattı. Gözlerini gözlerime dikti. Bir şeyler yapmak için benim bir işaretimi bekliyordu sanki. O sırada alışverişten dönen bir bayanında dikkatini çekmişti çoban kırmasının oyunları. Hoşuna gittiğinden ister istemez bayanda yanıma kadar gelip çoban kırmasının başını okşamış:
“-Sizin mi köpek?”
“-Hayır benim değil” dedim. Köpeğin bir günlük neler yaşadığını merak ettiğimden gizlice peşini takip ettiğimi ama en sonunda onunla arkadaş olduğumu anlattım. Bayanın çok hoşuna gitmişti yaptıklarım:
“-Peki evinize döndüğünüzde ne yapacaksınız ?” dedi bayan. Bende ‘ yerimin müsait olmadığını belirterek’ :
“-Tekrar sokakta kalacak” dedim. Biraz önceki yüzündeki mutluluk dağılmış yerini belli belirsiz bir kızgınlığa dönüştürüp üzülerek:
"-Olur mu beyefendi! lütfen sokakta bırakmayın, hani ben müsait olsam alırım. Şu anda iki kedimle, üç köpeğim var “ dedi. Tabi ki benimde içim razı değildi. Ben apartman katında oturuyordum. ‘Böyle büyük bir köpeğin bırakılmasına kimsenin gönlünün razı olmayacağını’ söyledim:
“-O zaman ben alır ona da bakarım. Baksana hayvancağız bir deri bir kemik kalmış. Birazcık kendisine gelsin istekli bir aile çıkarsa veririm” dedi. Bayanın ismini dahi sormamıştım. Köpeği kendisine bıraktım. Bayandan ve çoban kırmasından ayrıldığımda çok mutluydum.
Aradan ne kadar bir zaman geçti bilemiyorum. Bir büyük gazetenin evcil hayvanlarla ilgili bölümünde, bir ilan ilişmişti gözüme. ’Ücretsiz çoban kırması verilecektir’ diye. Yanında sahiplenmek isteyenler için bir de telefon numarası yazıyordu. Halbuki ben böyle ilanları takip ederek, birçok insanlara hayvan sahiplendirmiştim. Gerçi böyle büyük köpekler için hayvan barınakları da var ama şayet cins bir köpekse ve insanla iç içe yaşamaya alışmışsa hayvan barınakları en son düşünülmesi gereken bir yer olmalı diye düşünüyorum. Çoban köpeği kırması yazısı bende bir çağrışım yaptı. ‘Acaba o köpek olabilir miydi?’ Çoban kırmasını bayana verdikten sonra onu görmek için bayanın telefonunu almadığıma çok pişman olmuştum. Ara sıra aklıma geldiğinde şimdi ‘kim bilir nasıldır’ diye içimden geçiriyor, bazen de ‘sanki tekrar sokağa bırakılmışsa üzülürüm’ diyordum. Bu düşünceler içinde gazetedeki ilana telefon ettim. Bir bayandı telefonu açan. Bayandan köpekle ilgili bilgi aldım. Bayan köpeğin mazisini anlattığında sanki bana beni tarif ediyordu. Köpeğin çok eğitimli bir köpek olduğunu söylediğinde:
“-Peki görebilir miyim” dedim. Bayan ısrarla:
“- Alacak mısınız beyefendi?
“- Hayır! ama görmek geldi içimden” dedim. Bayan birazda kızarak:
“-Almayacaksanız göremezsiniz efendim” dediğinde, ben ‘parkta köpeği kendisine verdiğim kişi olduğumu’ söyledim.’:
“-Ayy siz misiniz !.. Kusura bakmayın göremezsiniz dediğime, tabi ki görebilirsiniz” deyip bana adresini verdiğinde, kaybettiğini sonradan bulan insanlar gibi sevindim.
Batıkent’te iki katlı dubleks bir evde tek başına yaşıyordu. Özenle seçilmiş ufak bodur ağaçlar arasından ve parke taşlarla döşenmiş yoldan evlerine gidip kapısının zilini çaldığımda güler yüzle karşılamıştı beni:
“-Kusura bakmayın daha isminizi bile bilmiyorum, benim ismim Gül” deyip elini tokalaşmak için uzattığında:
“-Benim ismimde Can” dedim. Ayakkabılarımı çıkarttırmadan salon içersinden arka bahçeye geçtik. Bambu bahçe koltukları ile düzenlenmiş beton platformun kenarlarındaki güller, ortama ayrı bir zarafet katıyordu. Etrafı demir parmaklıkla çevrilmiş bahçenin kenarındaki köpek kulübesi dikkatimi çekti. Baktım çoban kırması kulübenin önünde yatıyordu. Benim geldiğimi gördüğünde kuyruğunu seri hareketlerle sağa sola sallayıp yanıma geldi. Bana başını okşamak düşüyordu. Semizleşmiş iri gövdesi ve parlayan tüyleriyle bambaşka bir çoban kırması duruyordu karşımda. Gül hanım ismini ‘Cesur’ koymuştu.
Biz bambu koltuklarımızda kahvemizi içerken, Gül hanım bir taraftan da:
“-Bugün bir aile gelecek. Köpeğe kıymet vermeyen biri gelirse, kesinlikle vermem. Şimdiye kadar böyle çok sokak köpeğini, kedisini geçici sahiplendim; onların eline, yüzüne bakılır bir duruma getirdikten sonra, onların her birine isimler koyar, sonrada gazete ilanlarıyla sahiplendiririm. Sahiplendirirken de gerçekten ihtiyacı olanlara veririm” demişti.
Gül hanım bir şeyler anlatıyordu ama sanki ben Gül hanımı hiç dinlemiyordum. Benim kafam başka yarlerdeydi. Salonun açık kapısından dışarı çıkan iki yavru kedinin birbirleriyle oyunlarını seyrettim bir hayli. Sonra siyah kaniş, ve beyaz hasky cinsi köpeklerin arkadaşlıklarını gördüm gözlerimle. Bu kadar hayvanlarla iç içe olmasına rağmen Gül hanımın evi pırıl pırıldı. Her hayvan sever Gül hanım gibi temiz olamazdı. Öyle kişiler tanıyorum ki ellerinden değil yaptığı bir şeyi yemek, kabuklu yemiş bile yenmezdi. Kaç aile biliyorum ki yalnızca evlerine bir defa gitmişimdir. Hayvan tüyünden geçilmeyen parçalanmış koltuk yüzleri içersinde hiç rahatsız olmadan oturuyorlar. Ağır koku içersinde nasıl zaman geçirdiklerine hep hayret etmişimdir. Bu duygu ve düşünceler içersinde Gül hanıma beslediği kedi ve köpekleri göstererek:
“-Bunları da verecek misiniz?”.
“-İsteyene vereceğim, ben en fazla herkesin bir hayvan bakması taraftarıyım. Bende en fazla birkaç hayvan, bir iki ay durur, sonra onu muhakkak sahiplendiririm.” dedi.
İnsanların insanlarla geçinemediği bir dönemde, hayvanların sevgi ile terbiye edilmesi karşısındaki hayretimi gizleyemedim.
“-Gül hanım bunlar ne kadar iyi anlaşıyorlar birbirleriyle”.
“-Evet Can Bey benimkisi sabır ve sevgi işi. Birini sevip diğerini sevmezlik olmaz. Sevdiğini belli edeceksin. insanlar içinde öyle değil midir?
“-Haklısınız, birazda kendinizden bahseder misiniz?”.
Hayat hikayesini anlattı bana. Eşinden ayrılmıştı. Yalnız yaşamanın verdiği zorluğa rağmen:
“-Nerede! Şimdi kafana uygun bir eş” dedi. Benden bir şeyler söylememi bekliyor gibi hissettim kendimi.
“-Haklısınız” dedim. Gül hanım tekrar:
“-İnsan bir arayış içinde oluyor, karşısına kimin ne zaman çıkacağı belli olmuyor” deyince Can:
“-Bende aynen sizin gibi düşünüyorum, yalnız yaşayan ve eşinden ayrılmış biri olarak şu anda sizinle olmaktan dolayı mutluyum. İtiraf ediyorum, sizi o gün gördüğümde sevmiştim. Gazetedeki bir ilan bizi tekrar buluşturdu. Şayet kabul ederseniz sizinle evlenmek istiyorum”.
Sanki böyle bir şeyi bekliyormuşçasına Gül hanım hiçbir tepki göstermeden Can Beyin teklifini kabul etti. Can Bey kendi kendine, ‘bazen bir hayvan severlik, insana mutluluğun kapılarını açıyordu’ demek. Tesadüflerin böylesi de geliyordu insanların başına. Şimdi düğün hazırlıkları içersine girdik. Sanıyorum böyle mutluluğu herkes ister değil mi?...
Etiketler: DOSTLUK ÜZERİNE
KOŞUCU PENGUEN
Güney Kutbu’nda koşuya çok meraklı bir penguen yaşardı. Bu penguen devamlı olarak antrenman yapar, yarışmalara hazırlanırdı ve hep ön sırada yarışmayı bitirmeyi hayal ederdi, fakat ya sonuncu ya da sondan bir önceki olarak yarışı tamamlardı. En büyük başarısı ise, beş penguenin katıldığı bir yarışta üçüncü olmaktı. Bu duruma canı sıkılan koşucu penguen bir gün doğup büyüdüğü yerleri terk etti ve yüzerek Arjantin’e gitti. Koşucu penguen burada bir maymunla arkadaş oldu. Bir gün maymuna:
“ Şu yüz metre ilerdeki ağaca kadar yarışsak, beni geçebilir misin? “ diye sordu. Maymun gülümsedi: “ Belli olmaz. Yarışalım da görelim bakalım kim önce ağacın yanına varacak. “ Biraz sonra yarış başladı. Son metrelere kadar koşucu penguen yarışı bir adım önde götürdü, fakat aniden hızını azaltıp, maymunun yarışı kazanmasını sağladı. Bunda koşucu penguenin, yarışı kazandım gibi ama ya maymunun geçildi diye canı sıkılır da bir daha benimle yarışmazsa, diye düşünmesi etkili oldu. Sonraki günlerde koşucu penguen ile maymun arkadaşlıklarını sürdürdüler. Ara sıra yaptıkları yarışlarda bazen koşucu penguen, bazen de maymun birinci oldu. Günlerden bir gün iki kafadar tam yarışa başlarken otların arasında bir hışırtı duydular. Hemen doğrulup sesin geldiği tarafa döndüler ve bir kaplumbağanın kendilerine doğru geldiğini gördüler.
Koşucu penguen: “ Merhaba arkadaş, biz karşıdaki ağaca kadar yarışacağız. Bu yarışa sen de katılmak ister misin? “ diye sordu.
Kaplumbağa: “ Ben ikinizi de geçerim “ dedikten sonra, koşucu penguenin ilk, maymunun ikinci sırada tamamladığı yarışta onlardan çok çok sonra yarışı tamamladı. Üçü daha sonraki günlerde defalarca yarıştı, kaplumbağa her yarıştan önce iddialı konuştu fakat hep sonuncu oldu. Bir gün kaplumbağa kaplumbağalar arası koşu yarışmasına katılacağını ve birinci olacağını söyledikten sonra: “ Kesin birinci benim. Bak görürsünüz, ben yarışı en ön sırada tamamlarım. Onlar benle boy ölçüşemez. Zafer benimdir “ dedi. Kaplumbağa yarışı baştan sona önde götürüp birinci oldu.
Maymun da maymunlar arası koşu yarışmasına katıldı ve dördüncü oldu. Maymun yarışma öncesi hep birinci olamayacağını söyledi. Koşucu penguen çok uğraştı birinci olacağına inandırmak için. Aralarındaki tartışmalar nerdeyse kavgaya dönüşecekti ki, koşucu penguen fazla ileri gitmedi: “ Sen birinci olacağım demedikten sonra, kendini buna inandırmadıktan sonra zaten birinci olamazsın. Kazanmak için, kazanacağım demek gerekir. Bu kibirlilik demek değildir, büyük düşünmek demektir. Büyük düşünmeden büyük işler başarılamaz. Kazanacağım, birinci olacağım de, birinci ol “ diyerek çok ısrar etti fakat dinletemedi.
Burada maymunu fazla suçlamamak gerekir. Maymun yakın çevresinden büyük düşünmenin ve büyük konuşmanın yanlış olduğunu pek çok defa dinlemişti. Bu ortaçağ kalığı zihniyeti onun kafasından söküp atmak zordu. Koşucu penguen bu durumun farkına vardığı için, yarışmadan sonraki günlerde aynı konuyu maymunla tekrar tekrar konuşmak ihtiyacını hissetti. Maymunun şampiyon olacağına inancı sonsuzdu. Aradan zaman geçti ve öyle bir an geldi ki, maymun birinciliklere abone oldu.
Bir süre sonra koşucu penguen, Güney Kutbu’na geri dönmeye karar verdi. Tanıdıklarıyla vedalaştığının ertesi günü sahile indiğinde on binlerce orman hayvanının göz alabildiğince okyanusun önünde sıralandığını gördü. Az sonra giderek genişleyen birçok dairenin ortasında kalan koşucu penguen, on binlerin “ Arjantin senin vatanın, gitme burada kal “ şarkısını söylemeye başlamasıyla duygulandı ve gözleri doldu. Bu kadar çok sevildiği Arjantin’de kalmayı düşündü. Şarkı bitince koşucu penguen gür sesiyle: “ Arjantin benim vatanım, gitmiyorum, burada kalıyorum “ diye bağırdı.
Etiketler: DOSTLUK ÜZERİNE
onu geri istiyorum
evet 11 mayıs 2005 tarihinde kaybettim dostumu 16 sene yasatabildi hayat onu bana onunla beraber cocuklugumu sevıncımı umudumuda götürdü benden o bana en cok ihtiyacı oldugu anda bulamadı benı yanında feci bir kaza almıstı dostumu benden o gunden beri hic affetmedim kendimi ndn yanında degıldım kı onun o acılar cekerken ben ondan cok uzaktaydım özür dılerim dostum mani olamadım gidisine söz vermistik birbirimize hep cocuk kalacaktık ama sen uymadın gittin biz büyüdük 17 girdin bensiz dostunsuz bense 18 ama anlamı yok cokta güzel degılmıs 18 yas bu arada dogum gunlerimizde pasta alıyorum en sevdıgınden kakolu hanı bıde parcamızı calıyorum ıste boyle gecırıyorum zor gecen bı geceyı biliyomusun cok özledim seni sımdı hayatta olsan kı donmezsın bılıyoum ama bır sans daha ver bana doymadım sana 18 senemız dostlugumuz olsende devem edıyo özür dilerim dostum yasarken yanında olup ölürken olamadıgım icin.....
Etiketler: DOSTLUK ÜZERİNE
dostluk nedir
çok samimi iki dost varmış.Biri çok kurnaz atılganmış.Diğeri ise saf dürüst ve sessizmiş.
Birgün kurnaz olan ark.diğer arkadaşının yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve ondan borç para ister.Saf ark. ise onu kırmaz elindeki bütün parasını ona verir.Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir.Bir süre sonra kurnaz ark. saf arkadaşın yanına giderek evlenmek üzer olduğu nişanlısını onadan ister.Saf ark. ise onu kırmaz ve nişanlısını üzüle üzüle ona verir.BİR GÜN SAF ARK. İŞLERİ BOZULUR VE kurnaz arkadaşından iş istemeye gider kurnaz ark. ona iş vermez.Saf ark. ise pişmanlık ve üzüntü duyar.
Bir gün saf sokakta dolaşırken bir adam görür.Adam hastaymış ve saftan ilaçlarını almasını istemiş.Saf hemen adamın ilaçlarını almış ve adam ölmüş.Adam bütün mirasını safa bırakmış.Artık saf zenginimiş.
Bir gün safın kapısı çalmış.Yaşlı bir kadınaç olduğunu söyleyerek ondan yemek istediğini söylemiş.Saf hiç düşünmeden kadını içeri almış karnını doyurmuş.Kadaının yalnız olduğunu öğrenince kadaının evinde kalmasını düşünmüş.Bu fikri kadına söyledeğinde kadın artık ev işleriyle ilgilenecekti.
Yıllar geçer yaşlı kadın safı bir kızla evlendirir.artık düğün devetleri hazırdı.tabi ki bizim saf kurnaz arkadaşı unutmadı.ona da bir kart gönderdi.düğün zamanı geldiğinde kurnaz ark. da ordaydı.
saf bir ara mikrafonu eline alarakbir zmnlar çok sevdiim br arkadaşım vardı.bnden borç para istedi hiç düşünmeden verdim.sonra benden çok sevdiğim nişanlımı istedi arkadaşım için değer dedim nişanlımı da ona verdim.sonra birgün işlerim bozuldu arkadaşımdan iş istemeye gittim bana iş vermedi.ama ban yine de arkadaşıma kızmıyorum çünkü biz gerçek dostuz dedi.
bu konuşma üzerine kurnaz mikrafonu alır evt ondan para istedim.nişanlısını istedim çünkü ona layık değildi(hayat kadınıydı).bendeniş istedi vermedim çünkü ona emir veremezdim.sokakta gördüğü adam benim babamdı.babamın bütün mirasını arkadaşıma bıraktım.kapısını çalan yaşlı kadın benim annemdi.ona ark. etsin diye ben gönderdim.şu an evleneceği kız da bnm kız kardeşim dedi.
değerli misafirler işte biz böyle bir dostuz...
Etiketler: DOSTLUK ÜZERİNE
arkadaşımdın
Numarayı çevirirken, nasıl oldu bilmiyorum
ama çevirdiğim numaranın yanlış olduğunu
bilmeme karşın telefonu kapatmadan hattın
öteki ucundan yanıt verilmesini bekledim.
Yaşlı bir adam aksi bir ses tonuyla yanıt verdi.
"Yanlış numara!" dedi ve telefonu yüzüme kapattı.
Canım sıkkın, aynı numarayı bir daha çevirdim.
Aynı ses "Size yanlış dedim!" dedi ve yine telefonu
yüzüme kapattı. Yanlış bir numara çevirdiğimi nereden
biliyordu? Bir polis çevresinde olan bitene karşı
her zaman ilgili olmak konusunda eğitim görür.
Hiç düşünmeden aynı numarayı üçüncü kez çevirdim.
"Yeter artık" dedi adam. "Yine sen misin?"
"Evet" dedim. "Daha ağzımı bile açmadan yanlış
numarayı çevirdiğimi nereden biliyorsunuz?"
"Bunu da sen bul!" diyerek telefonu tekrar yüzüme
kapattı. Oturduğum yerde ahize elimde kalakaldım.
Sonra büyük bir kararlılıkla adamı bir daha aradım.
"Buldun mu?" dedi.
"Aklıma bir tek şey geliyor... Sizi kimse aramaz."
"Tamam buldun!" dedi ve telefonu dördüncü kez yüzüme
kapattı. Sinirlerim gevşediği için, gülerek aradım
adamı bu kez.
"Şimdi ne istiyorsun?" diye sordu.
"Yalnızca... Bir 'Merhaba' demek istedim."
"Merhaba mı?" diye sordu adam şaşkınlığını
gizleyemeden. "Neden?"
"Ne bileyim. Sizi kimse aramıyorsa, bari ben arayayım
dedim." "Peki. Merhaba. Kimsiniz?"
Sonunda başarmıştım. Meraklanma sırası ondaydı.
Kendimi tanıttıktan sonra, ona kim olduğunu sordum.
Adını söyledikten sonra, "Seksensekiz yaşımdayım ve
son yirmi yıldır bir günde telefonla bu kadar
yanlışlıkla olsa da!" dedi ve gülmeye başladık.
Yaklaşık on dakika sohbet ettik. Ne ailesi ne de bir
arkadaşı vardı.Yakınlarının tümü ölmüştü. Asansör
görevlisi olarak çalıştığı günlere ilişkin anılarından
söz ederken sesi çok içten geliyordu. Kendisini tekrar
arama konusunda izin istedim.
"Neden böyle bir şey yapmak istiyorsun?" diye sorarken
şaşkınlığını saklayamıyordu.
"Ne bileyim. Telefon arkadaşı olabiliriz, hani şu mektup
arkadaşları gibi."
Tereddüt etti. "Yeni bir arkadaşım olmasının bence bir
sakıncası yok"dedi. Sesi oldukça duyarlıydı bu kez.
Ertesi gün ve sonraki günlerde onu yeniden aradım. Sohbeti
tatlıydı. Bana Birinci ve İkinci Dünya Savaşı anılarından,
öteki tarihi olaylardan söz etti.
Ona evimin ve ofisimin telefon numaralarını verdim.
O da beniarayabilecekti. Aradı da... Hemen hemen hergün.
Yalnız ve yaşlı bir adama iyilik yapmak değildi amacım
yalnızca. Onunla konuşmak benim için önemliydi, çünkü
benim yaşamımda da büyük bir boşluk vardı. Yetimhanelerde,
bakıcı ailelerin yanında büyümüştüm, hiç babam olmamıştı.
Zamanla onu baba gibi görmeye başladım. Ona işimden,
üniversitedeki derslerimden söz ediyordum. Yaşamımda
psikolojik danışmanım rolünü üstlenmişti. Üstlerimden
biriyle aramdaki anlaşmazlıktan söz ederken, yeni
arkadaşıma "Onunla aramdaki bu sorunu bir an önce
çözmem gerekiyor" dedim.
"Acelen ne?" diye uyardı beni. "Bırak aranızdaki olaylar
biraz yatışsın.Benim yaşıma geldiğinde, zamanın pek çok
şeyin ilacı olduğunu anlıyorsun. İşler kötüye giderse,
o zaman konuş onunla." Uzun bir sessizlikten sonra,
"Biliyorsun..." dedi sakin bir sesle. "Seninle kendi
oğlumla konuşuyormuşum gibi konuşuyorum.Her zaman bir
ailem ve çocuklarım olmasını istedim. Bu duygunun ne
olduğunu anlayamayacak denli gençsin."
Hayır değildim. Ben de hep bir ailem ve bir babam olsun
istemiştim. Fakat ona hiçbir şey söylemedim. Çok uzun
zamandır yüreğimde taşıdığım acıyı daha fazla taşıyamamaktan
korktum. Bir akşam seksendokuzuncu doğum gününün yaklaşmakta
olduğunu söyledi.
Kendi ellerimle hemen çok büyük bir doğum günü kartı
hazırladım. Kartın üzerinde birdoğum günü pastası ve
seksendokuz tane mum vardı. Tüm iş arkadaşlarımdan kartı
imzalamalarını istedim. Yaklaşık yüz imza oldu kartta.
Bundan çok hoşlanacağından emindim. Dört aydır
telefonda sohbet ediyorduk, artık yüz yüze gelmemizin
zamanı gelmişti. Doğum günü kartını kendi elimle götürmeye
karar verdim. Kendisini ziyarete gideceğimi söylemedim.
Sürpriz yapmak istiyordum. Telefon rehberinden adresini
buldum ve oturduğu apartmana gidip, arabamı sokağının başına
park ettim. Apartmana girdiğimde postacı elindeki mektupları
ayırıyordu. Adının yazılı olduğu postakutusunu denetlerken
postacı doğru yerde olduğumu işaret etti başıyla.Yüreğim
heyecanla çarpıyordu. Acaba telefonda kurulan aramızdaki
kimyasal yaklaşım, yüz yüze de kurulacak mıydı? İçimden
bir kuşku duygusu gelip geçti. Belki de babamın beni
reddettiği gibi o da reddecekti. Kapısını çaldım. Yanıt
gelmeyince daha hızlı çaldım. Postacı başını
kaldırıp bana baktı. "Kimse yok" dedi.
"Evet" dedim. Kendimi biraz tuhaf duyumsuyordum.
"Telefonu yanıtlaması ne denli uzun sürüyorsa,
kapıyı açması da...""Akrabası mısınız?" diye sordu postacı.
"Hayır, arkadaşıyım yalnızca."
"Çok üzgünüm" dedi üzgün bir sesle. "Bay Meth önceki gün öldü."
"Öldü mü?" dedim.
Şaşkınlık içindeydim, inanamıyordum bir türlü duyduklarıma.
Sonra kendimi toparladım, postacıya teşekkür ettim ve
dışarıya çıktım.
Arabaya doğru yürürken gözlerim yaşlarla doluydu.
Yaşamlarımızdaki güzelliklerin ayırdına varmak kimi
zaman ani ve beklenmedik bir olayla olanaklıdır.
Şimdi yaşamımda ilk kez, birbirimize ne denli yakın
olduğumuzu anladım. Herşey ne denli de kolay olmuştu;
bir dahaki sefere kendime yakın bir arkadaşı çok daha
kolay bulacaktım. Yavaş yavaş bir sıcaklık kapladı
bedenimi. Birden sanki onun ters sesini duydum.
"Yanlış numara!" Sonra kendisini neden bir daha aramak
istediğimisorması geldi aklıma. Yüksek sesle "Çünkü sen
benim için önemlisin" dedim.
"Çünkü ben senin arkadaşınım."
Açılmamış doğum günü kartını arabamın arka koltuğuna
koydum ve direksiyona geçtim. Arabamı çalıştırmadan
arkama döndüm bu kez fısıldadım:
"Ben yanlış numara çevirmedim. Sen benim arkadaşımdın."*
Jennings Michael Burch
Etiketler: DOSTLUK ÜZERİNE